“İnsanlar geçmişlerini düşündüklerinde beyinlerinde aktif olan bölgeler ile geleceği hayal ettiklerinde beyinlerinde aktif olan bölgelet aynıydı. Açıkçası bu kadar benzerlik, deneyi yapan bilim insanlarının da beklemediği bir bulguydu.”
“Yalan, bu dünya, yalan…Aynadaki yalan…
Yalan ama, bir gerçeğin yalanı…Aynada gördüğün her şey o da, hiçbiri o değil…”
Hayranlıkla okuduğum nadir kitaplardan… Necip Fazıl’ın bundan bir önceki okuduğum kitabı “O ve Ben”di. Hemen ardından bu romanı okudum ve okudukça aslında kendi hayatını romanize ettiğini gördüm.
Üslup, dil ve kelimelerle dans edercesine, ama yormadan ve apaçık vurucu ifadeler tek kelimeyle hayran bıraktı. Kitabı elime her aldığımda ne kadar da geç tanışmışım Necip Fazılın diliyle diye kendime sitem ederken buldum.
Gelelim romana, baş karakter Naci. Bir müslüman olarak kendimden bir şeyler bulduğum bir karakter. Doğru olandan emin, adı gibi emin, ama şeytani hatarlarla (vesveselerle) zorlanan ve yine Allah’ın lütfuyla karanlıklardan aydınlığa çıkılan havf ve reca (ümit ve korku) arası bir hayat.. Allah bizi daima dininde sabit kılsın ve akıbeti güzel olanlardan eylesin.
Günaha olan yaklaşımı, günah-tevbe kavramı kitapta en hayran kaldığım ifadelerle yer alıyordu.
Mesela;
“O günah ki, insanı küçültür ve sığınmaya zorlar, kibir ve azamet taslayan ibadetten daha hayırlıdır.”
“Rahmet kapısını açan günah mı?…Evet..ama usûl değil!..Rahmet kapısını açık tutan ibadet mi?…evet, ama cepte keklik değil….Allah’tan hem ümidini kesmek küfür, hem de emin olmak, kendisini emniyette bilmek..”
Ne fasih bir anlatım ve ne vurucu bir ifade ve ne kadar gerçek… Necip Fazıl okurken şu hisse kapılıyorum, evet birçoğu iç dünyamda hissettiğim şeyleri nasıl bu kadar ben gibi dile dökebiliyor, nasıl tek cümleyle bu kadar evet işte bu! dedirtebiliyor, belki sayfalarca yazılması gereken şeyleri…
Ayrıca islam hakikatine dair pasajları, kaba sofraların yaşadığı değil gerçek islam ahlakı üzerine yazıları da müslümanca duruş için dikkate alınasıydı. Özellikle yozlaşmanın had
Aynadaki YalanNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20176bin okunma