Mimli_kitap

Mimli_kitap
@Mimli_kitap
Bir kitabullah-ı azamdır serâser kâinat Hangi harfi yoklasan, manası hep Allah çıkar. (Recaizade Mahmut Ekrem)
Puan vermedi·160 syf.·
2025 39. kitabı
Merhabalar kıymetli kitapsever dostlarım. Sıcak havalar okumalarımı fazlasıyla etkiliyor. Sizde durumlar nasıl? Kitapta o kadar çok yerin altını çizmişim ki hangisini buraya ekleyeceğimi bilemedim gerçekten. Sadece bir gönderi kitaptan altını çizdiğim yerler olabilirdi kesinlikle. Bana hitap eden, kalbime dokunan çok yer oldu. Yazarın kalemi ile ilk defa tanıştığım bir kitap oldu. Normalde bu tarz kitaplar okumayı sevmeyen biri olarak gerçekten ziyadesiyle beğendiğimi ifade etmem gerekir. Kitapta özellikle hoşuma giden kısımlardan bir tanesi yazarın hem doğudan hem de batıdan örnekler vermesi oldu. Diğer bir husus ise film ve dizi önerilerinde bulunması oldu. Her ne kadar kişisel gelişim kitabı gibi dursa da aksine yazarın kendi deneyimlerini anlattığı bir eser. Bolca başarılı insanların hayatlarından örnekler vermiş. Bütün bunların neticesinde insanın hayatıyla ilgili her şeyin zihinde olduğunu, zihnimizi kontol edip eğitirsek hayatta daha da başarılı olacağımızı ve bunun mümkün olduğunu defalarca vurgulamış. Bunu nasıl yapacağımızı da anlatmış. Örneğin bir hayalimiz mi var hayatımıza dair o hayalimizi sürekli zihnimizde en ince ayrıntısına kadar canlandırmalıyız. Beyin hayal ya da gerçek ayrımı yapamadığı için bunu gerçek sanacak ve bizim hayallerimize ulaşmamıza yardımcı olacak. Kendi adıma hedefler koyduğum, bol bol altını çizdiğim, notlar aldığım güzel bir okuma oldu. Bu tarz kitapları okumayı sevenlere tavsiye ederim. Kitapla kalın.
Zihnini Yeniden YapılandırVolkan Erkan · Destek Yayınları · 2024168 okunma
Reklam
Öykü
Puan vermedi·144 syf.·
2025 31. kitabı
"Herkes aynı geceyi yaşar ancak başka düşler kurar." . . "Düşle ölüm arası bir yerdeyim..." . . "- Gel anne. İşte burası benim çalışma odam. Şu kitaplara bak. Karl Marks'tan tut da Marksist Leninist ideolojinin fikirsel önderi Lenin'in kitaplarına kadar ne ararsan var. Sadece düşünce kitapları değil elbet. Tols-toy, Balzac, Emile Zola... Yaşar Kemal, Oğuz Atay... Bu engin kitaplığımda yok yok. Bu oda için küçük bir kütüphane yakıştırması pekâlâ yapılabilir. Yaşadığımız toplum, oturma salonlarını ki oturma salonu bir evin en geniş odasıdır-son moda eşya ile tıkış tıkış doldururken, ben oturma salonumu, çalışma ve okuma odasına çevirmiş bulunmaktayım. Benim için bu odadaki kitaplık, uzun yılların birikimidir aslında. . . "Okumaktan başka bir meşgale bilmezdi." . . . "Gönül kocamaz derlerdi eskiler..." . . . Uzun zaman oldu öykü okumayalı... Yazarın kalemi ile tanıştığım bir kitap oldu. Kitabımız 15 öyküden oluşuyor. Hepsi de kısa ve duygu yoğunluğu fazla olan öyküler. İçlerinden Kurban,Ölü Yıkayıcısı, Duvara Bir Çizik At öykülerini çok beğendim. Kurban öyküsü ile çocukluğuma gittim. Biz küçükken kız çocuklarının okutulması bu kadar yaygın değildi. Çok mücadele etmemiz gerekiyordu. Seyhan'a çok üzüldüm, onun o hayal kırıklığını, hüznünü, derinden hissettim. Duvara Bir Çizik At öyküsündeki kızı okuyunca yine çocukluğuma gittim. Eminim hepimiz çocukken bir çok hayal kurmuşuzdur. Gerçi hayal kurmanın yaşı yok ama malesef çocukken daha çok hayal kurduğumuz kesin. Buradaki kahramınımız da gece olup yatağına yattığı zaman hayaller kurup bunu da duvara çiziyor. Bunları canlandırıyor beğenmediği yerleri ise hemen değiştiriyod hem eğlenceli hem de çok güzeldi. Beni en en çok etkileyen kısım ise Ölü Yıkayıcısı. Yazar duyguları çok iyi işlemiş bu öyküde. Okurken gerçekten sanki
Sinekler de UyurSerpil Tuncer · Okur Kitaplığı Yayınları · 201970 okunma
10/10
·304 syf.·
2025 14. kitabı
Fatma Bayram hocayı tanımak kendim için yaptığım en iyi şeylerden bir tanesi diye düşünüyorum. Kitapları, sohbetleri, duruşu, düşünce yapısı, samimiyeti fevkalade.! Hem tamamen içimizden birisi hem de aynı zamanda fazlasıyla entelektüel. Sekülerizmin bu denli hayatımızın ortasına gelip çöreklendiği bir çağda kendimizi manevi anlamda diri tutmak için dini ve tasavvufi okumalar yapıp sohbetler dinlemeyi çok önemli buluyorum. Fatma Bayram hocanın da ifade ettiği gibi "Zira kalbimizde hakikatin ışığı zayıfladığında zihnimizde batılın gerekçeleri çoğalmaya başlar." Bu yüzden her ne okursam okuyayım yanına bir tane de bu tarz kitaplar eklemeyi ihmal etmemeye çalışıyorum. Fatma Bayram hocayı tanıdığımdan bu yana da genellikle onun kitapları oluyor bu kitaplar. Velhasıl bu kitap da tam olarak böyle bir ihtiyaç üzerine seçtiklerimden birisiydi. Kitabı okurken de Fatma Hoca'nın sesiyle okudum. Tonlamalarına kadar zihnimde canlandı. Kitap, isminden de anlaşılacağı üzere Hz Yusuf kıssasını anlatıyor. Ama nasıl anlatmak. Hepimiz Yusuf kıssasını bildiğimizi düşünürüz ama bu kitabı okuduktan sonra eminim ki aynı fikirde olmayacaksınız. Aslında hiç bilmiyormuşuz diye düşüneceksiniz. Yusuf kıssasını öyle güzel bir şekilde hayatımıza uyarlamış ki hayran kalmamak elde değil. Her ayeti ayrı bir ibret ayrı bir tefekkür... Fatma Bayram hocanın kendi yorumları bilhassa o kadar güzel ki. Mesela kitapta beni en en çok etkileyen kısımlardan bir tanesi insan ilişkilerinde rahatsız olduğumuz bir durumla karşı karşıya kaldığımızda karşıdaki insanın hak ettiği şekilde mi muamele edeceğiz daha doğrusu içimizin rahat edeceği şekilde mi muamele etmeliyiz yoksa Allah'ın bize emrettiği şekilde mi? Fatma hoca burada bizim o insanla olan ilişkimizin en nihayetinde bizim Allah'la olan ilişkimiz
En Güzel KıssaFatma Bayram · Timaş Yayınları · 20231,633 okunma
Puan vermedi·331 syf.·
2024 34. kitabı
Gözlerinizi kapatın ve bir an için kör olduğunuzu hayal edin. Ama gerçekçi bir şekilde düşünün. Gözleriniz görmüyor yemeğinizi yiyeceksiniz, lavaboya gideceksiniz, araba kullanacaksınız, kitap okuyacaksınız, sevdiklerinizi göreceksiniz... Düşündünüz mü? Sadece bu kadarı bile olayın korkuçluğunu anlatmaya yeterli sanırım. Ülkede birden bulaşıcı bir körlük ortaya çıkıyor ve insanlar teker teker çok hızlı bir şekilde kör olmaya başlıyor. Hükümet de körlüğü kontrol altına alabilmek adına hem körleri hem de kör olma ihtimali olanları bir akıl hastanesine kapatıyor. Kitapta geçen karakterlerin isimleri yok örneğin ilk kör olan, doktor, doktorun karısı, gözü bantlı adam diye geçiyor kişiler. Asıl olaylar akıl hastanesinde başlıyor. Akıl almaz ve mide bulandıran olaylar... Spoiler vermemek adına olaylara girmeyeceğim. Kitap beni o kadar çok etkiledi ki. Ne zaman bu tarz kitaplar okusam evde depresyonda gibi gezinirim. Kitap bitince rahat bir nefes aldım. Kitabı ilk okuduğumda 2020 senesiydi virüsün olduğu zamanlardı.Kitapta da bulaşıcı bir körlükten bahsettiği için aşırı etkilenip bırakmıştım. Tekrar elime aldığımda ise bu Suriyedeki Sednaya hapishanelerinin yeni ortaya çıktığı zamanlardı. Kitap beni yine etkiledi ama bırakamadım. Kitabı okudukça günümüzdeki olaylar ile bağlantı kurduğum için daha da kötü hissettim. Kitap her ne kadar kurgu da olsa Gazze'de, Suriye'de, Doğu Türkistan'da, Arakan'da yaşananlar tamamen gerçek. Beni en çok üzen de bu ya! Koskoca dünyada körlük salgını yok ama körüz. Görmüyoruz, yaşanan onca zulmü, işkenceyi, açlığı sefaleti. Evet kör değiliz ama bir gün aynı şeyleri yaşayabileceğimizi düşünemiyoruz. Kısıtlı imkanlarımızla elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz ama hesap günü Rabbimizin karşısında cevap vermeye yetecek kadar mı? İnşallah
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Puan vermedi
Ah Martin, galiba en son bu denli güzel bir aşk hikayesini uzuun zaman önce okumuştum. Benim için aşk hikayesi denilince aklıma gelen isim tartışmasız Sabahattin Ali'dir. Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna... Bu kitap da bu seriye eklendi benim için. Çok güzel ve seviyeli bir aşk hikayesiydi. Her ne kadar kurgu da olsa gayrimeşru seviyesiz ilişkiler ilgimi çekmiyor malesef. Bu kitabı okurken de tereddüt ettim ilk sayfalarında ama beni korkutan bir şey olmadı. Kitap her ne kadar aşk hikayesi gibi görünse de Martin'in azmi, cesareti, okuma ve yazma aşkı beni çok etkiledi. En çok da azmi. Ben onun yerinde olsam o kadar azimli olabilir miyidim bilemiyorum. Mesela reddedilen bir kitabı tam 27 kez editöre gönderiyor. Ben galiba ikinci ya da üçüncü seferde pes etmiştim. Kitabın konusunu da spoiler vermeden anlatmaya çalışayım inşallah vermem:) Kitabın isminden de anlayacağınız üzere kitabımızın baş karakteri Martin, kendisi denizci vee onun güzeller güzeli aşkı Ruth ile aralarında uçurumlar var. Ruht edebiyatla, şiirle, resimle ve kitaplarla ilgilenirken Martin tabiri caizse karnını doyurmak için denizcilik yapıyor. Martin Ruth ile bir vesileyle tanışıyor ve hayatının dönüm noktası oluyor. Bir aşk bir insanı nasıl degiştirir adım adım izliyoruz. Martin Ruth'un gözüne girebilmek onun sevgisini kazanabilmek için okudukça okuyor. Günlerce aç susuz bir şekilde sadece kitap okuyup yazı yazıyor.. Zaman geçtikçe Martin'in hedefleri ve hayalleri de şekilleniyor. Daha fazla anlatmayacağım buraya kadar ilginizi çektiyse devamını da kitapta okuyabilirsiniz:) Son olarak da böyle bir son beni çok etkiledi. Sanırım tıpkı Kuyucaklı Yusuf'un son sahnesini unutamadığım gibi Martin'i de unutamayacağım.. Ah Martin senden çok şey öğrendim çok.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Reklam