Mimoza

Mimoza
@Mimoza68
Ben atlara ve uzaklara hayrandım.
Hemşire
Lisans
İstanbul
Nevşehir, 1999
765 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
9/10
·206 syf.··
2021 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 21:30
Yazarın mektup havasında kaleme aldığı bu deneme türü, 61 mektup içeriğinden oluşuyor. Hepsinde olmasa dahi en az birinde kendinize dair bir şeyler bulunacağı fikrindeyim. Özellikle sevgi ile ilgili kısımlar beni etkiledi ve üzerine düşündürdü. Günümüz problemleri ( Her anlamda) üzerine de yazılmış ve çok bilindik isimlerden alıntılar ( Ve bu alıntılar üzerine düşünceler) mevcut. Bir dostunuzdan almış olduğunuz nahif mektuplar niteliğinde düşünülebilir. Okurken gülümsetiyor. Eseri okurken aklımda ki tek şey bir dostuma bir an önce mektup yazma gerekliliği oldu. Ve bu olayı günümüzde devam ettirmenin bana vereceği heyecan! Kanaatimce bir dosta hediye edilebilecek güzel eserlerden... Keyifli okumalar.
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma
Reklam
9/10
·118 syf.··
2021 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 14:20
"Etrafımdaki her şey hapishane..." Altı Hafta sonra öleceğinizi bilseniz, neler geçerdi aklınızdan? Neler yapmak isterdiniz, ölmemek için neleri değiştirmeyi düşlerdiniz? Yaşamanın değerini anlamak için bu süreç ne kadar yeterdi size ? Ya da anlayacağınız şey yaşamanın değeri olur muydu ? Kitabı okurken tam da bu soruları aklınızdan geçireceğiniz, kendinizi "bir idam mahkumu'nun" yerine çokça koyacağınız bir eser. Eser, önsöz ve işlediği bir suçtan dolayı "ölüm cezası" na mahkûm edilen bireyin ölümüne altı hafta kala düşündükleri, yaşadıklarını harika bir tahlille anlatan bölümden oluşuyor. Önsöz kısmı,normal bir eser önsüzden oldukça uzun ve profesyonel Victor Hugo kalemiyle ; idam'ın gerekli olup olmadığı ( Ki onun açısından, siyasal gerekçelerle, adaletsiz bir tutum sonucu oluşacak suç'un cezası idam değildir.) hakkında görüşleri yer alıyor. İkinci kısım ise: İsmi dahi belli olmayan bir mahkûmun ölüme yaklaştıkça hissettikleri, hissetmedikleri, özlemleri... Psikolojik olarak anlatılıyor. Mahkûmun ismi belirtilmemiş çünkü Hugo, onun gibi yaşamış olan birçok kadersiz mahkum adına yazıyor bu eseri, onlara dair. Mahkûmun, ölmeden önce kızıyla olan konuşmaları, kızının onu tanımaması ve idam edilmeden önce yalvararak " beni bağışlayın" demesi ise en duygusal kısımlarıydı kendimce. Eser, bir günde keyifle ve kolayca okunacak tarzdan. Özellikle kadına, çocuğa şiddetin, degersizliğin; hayvana, ağaca,eşyaya... Öfkenin böylesine arttığını zamanımızda idam'a ve suçlu bir mahkûma dair psikolojik tahlilleri güçlü şekilde aktaran Hugo'nun kalemiyle okumak istedim bu kitabı. " Herkes suçlu olduğu için mi , hapishanenin o kokusunu çeker, gökyüzünün mavisinden mahrum kalır? " Sahi; siyasi adaletsizlik yüzünden almış olduğu ölüm cezası sonucu, yaşayamayacağı hayat için sorumlu olan
1000Kitap
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
Doğayla yetinmeyecek kadar çok seviyorum yaşamı;
9/10
·152 syf.··
2021 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 11:40
Betimlemeler harika, oldukça yoğun ve arada durmak iyi geliyor. Camus okumak yürürken etrafı seyretmek gibi gerçekten. Ani yaşamak ve biraz da düşünmek, hep düşünmek! Varoluşumuzu ve var olma çabası üzerine düşünmeye teşvik eden harika eserlerinden. Günümüzde mutsuzluk temel problemimiz. Mersault bir insanı öldürür ama onu içinde yaşatır. Fakir ve sabahtan akşama kadar köle gibi çalışan Mersault bu yoğunlukta mutlu olacak bir zaman bulamaz ve " mutluluğa" dair yol bulma ve düşünme macerası burada başlar. Ölüm kavramını düşündüğümüzde acı, keder gibi kavramlar gelir hep akla. Oysa Camus'un mutlu ölüm üzerine düşünmeyi düşündürdüğü bu eserinde ki gibi ölüm mümkün değil midir? Sahi ölüm nedir? Mutlu bir ölüm mümkün müdür ? Okunmaya değer.
1000Kitap
Mutlu ÖlümAlbert Camus · Can Yayınları · 20166,2bin okunma
9/10
·183 syf.··
2021 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 23:45
Kurduğu cümleleri okudukça, yansıtılan duyguları hissedildikçe ona sarılmak istenen bir karakter! Zezé. Bir çocuk tüm duyguları hissedip onunla yaşayabiliyor mi dedirtiyor. Onunla bu duyguları yaşayan ve cevap veren tek varlık şeker portakalı fidanı, Xururuca. Tek dostu olan Portoga'yı kaybedince ise kalbi ölen çocuk adam Zezé , dostunun öğrettiği merhamet ve umutla yaşayamaya çalıştığı yolculuğun ta kendisi bu eser...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,1bin okunma
9/10
·280 syf.··
2021 4. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 19:06
Komün, materyalizm, monizm, Oligarşi, Sosyalizm, Plütokrasi, serf... Terimlerini mutlaka bilerek okunması gereken bir eser. Kapitalizm ve onun kuklalarını her bir kelimesiyle ezen Ernest, kitabın başkahramanı. Amerika'da ki işçi sınıfının kapitalizmi yendiğini, sosyalist devrimin gerçekleştirildiğini anlatan bir hikaye. Distopya örneği olarak 1984 kitabına karşı zıt bir etki oluşturabilir önce. Kapitalizme karşı her cümle, öfke ve dipnotlar da kendimize dair bir şeyler buluyoruz. Kitapta İşlenen romantik hava ise ( Ernest ve avis aşkı) benim çok hoşuma gitti. Ön planda olmasa da bence çok özel :) Bu eser yaşananlardan, yaşanmakta olanlardan ve yaşanacaklardan farklı bir şey sunmuyor! Kitabın sonu ise çok gerçekçi bir sondu, tıpkı ölüm gibi.
1000Kitap
Demir ÖkçeJack London · Beda Yayınları · 200419,4bin okunma
Reklam