Mine Biçer

Mine Biçer
@MineBicer
Öğrenci
Belçika- Sint Niklaas
İstanbul, 19 Şubat 2007
102 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
3/10
·184 syf.··
2022 57. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2022 23:36
Kitap bittiği gibi bir oh çektim resmen. Beni bu kadar sıkan az kitap okudum Allahtan. Klasik bir kişisel gelişim kitabı aslında. Boş laflar, boş gazlamalar, genellemeler ve dahası. Bir insan kendini geliştirmek istiyorsa eğer psikolojiyle ilgili kitaplar okumalı bence. Bilgilendiren, düşündüren, neden-sonuç ilişkisi kurabilen kitaplar inanın ki cok daha faydalı olur. Ben derin bir insanım, o yüzden de derin kitapları daha çok severim. Ha illa ki yüzeysel kitaplar okumayı seven de vardır. Ama sevmedim ben en başta bu sebepten dolayı. Herkes bi tavsiye verme kafasında, "doğru olan şu, yanlış olan şu. Bu adam gibi yaşamak çok önemli, şu adam gibi asla olmamalısın. Kendini sev. Yalnız sen sev, başka kimsenin sevgisine muhtaç değilsin..." İnsanoğlunun kabul etmek istemediği kısım da bu işte. İnsanlar sevgiye, ilgiye, şefkate muhtaçtır. Bende diyorum kendi kendime "yoo degilim" diye. Ama araştırmalara, psikolojiye bakınca çoğu travmanın sebebi sevgisizlik, ilgisizlik ve daha bir sürü ihmal şekli. Yazar, istisnalar hakkında konuşmuyorum demiş ama aslında herkesin istisna olduğu bir konu vardır, bence. Her şeyi fazla yetersiz görmüş bence. Öyle olamayada bilir. Bence. Mükemmel insan olmayabilir belki ama mükemmel şeyler vardır. Mesela bir çay bana göre mükemmeldir ama belki sen sevmemişsindir. Bakış açısı. Doğru diye bir şey yoktur aslında. Herkese göre doğru olan şey değişir. Ha iyi ve kötü vardır ama bunlar insanlara zarar veriyorlarsa ortaya çıkarlar. Doğru karar da yoktur. Belki pişman olursun ama genede bir şeyler öğrenirsin o karardan. Katılıyorum her şeyin(!) fazlası zarar ama azı da zarardır. Maalesef ki insanlar bir şeyi etiketlemeyi çok seviyor. Sadece siyah ve beyaz yoktur. Gri de vardır ve hatta rengarenk renkler de vardır. Ha bi de kişisel kitaplarının ortak
Her Şey Vaktini Bekler - Şems'in Öğrencisi OlmakHakan Mengüç · Destek Yayınları · 01,806 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·384 syf.··
2022 47. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2022 23:39
Off aslında çok şey var yazmak istediğim, anlatmak istediğim bir çok şey var. Ama aklımdan geçenleri kelimelere dökmekte de hep zorlanmışımdır. Kitabı okudukça olmak istediğim mesleğin aslında ne kadar zor tarafları olduğunu bir kez daha iyi anladım. Her zaman başarılı olamayacağımı, ve duygusal anlamda da çok zorlanacağımı derinden hissettim. Ama bu zorlukları okumama rağmen, daha güçlü bir tutkuyla, aşkla istedim bu mesleği. İnsanlara ruhsal açıdan yardımcı olmayı, iyileştirmeyi, sizlere klişe gelecek belki ama insanları anlamayı ve onları biraz da olsa iyi hissettirmeyi çok net ve derinden istiyorum. Bir gün onlara yardım edeceğime de inanıyorum. Kenan Baranı okurken kızdım ona, bazen çok kızdım hemde. Ama bunların hiç biri onun yaptığı, diğer insanlara yaşattığı şeylerden dolayı degildi, her ne kadar zor şeyler yaşattırmış olasa da. Kenan Barana kızdım, korktuğu için, gerçekleri asla görmediği, sürekli kaçtığı için, aynı hataları hep tekrarladığı için. Ona kızma nedenim de etrafa zararı olduğu için de değildi aslında. Kendine bu kadar kötülük yaptığı içindi. Kaçmasaydı korkularından, özgür olacaktı çünkü. Kendi içinde özgür bir insan olacaktı, daha mutlu ve huzurlu. İyi biri olduğuna başından beri inanmıştım halbuki (belki en başından değil, ama kendini anlatmaya başladıkça). Ben (henüz) bir psikiyatrist değilim tabii ve buradakiler kendi yorumum ve tecrübem. Ama eskiden bende tanıdım birini. Bu kitapta çok hatırladım onu. Neyse, dediğim o ki kızdım. Bunlardan dolayı kızdım Kenan Barana, ama sonra daldım düşüncelere, ben kaçmıyormuydum gerçeklerden? Bende kaçıyorken gerçeklerden, ona kızma hakkını kendime nasıl bulabildim acaba? İnsanız ya, işimize geleni yaparız hep. Başkalarına tavsiye vermek hep daha kolay, ama biz uygulayabiliyormuyuz bu taviyeleri? Bence
Yüzleşme
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
7/10
·282 syf.··
2022 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2022 22:17
·
İnsanlar aslında gerçekten ölmek istemezler. Onları kötü hissettiren şeyleri öldürmek isterler. *SPOILER* Nora, bir gün ölmek istediğine karar verir. Yaşamak için bir sebebi olmadığına. Tam bu sırada Gece Yarısı Kütüphanesinde bulur kendini. Burada istediği hayatı seçebilir. Yapmadığı için pişman olduğu şeyleri yaptığı hayatlar vardır. Paralel evrenler. Yaşamadığı için pişman olduğu hayatlara gitmeye başlar. Ama hepsinin sonu da hayal kırıklığıyla biter. Ve aslında yaşadığı pişmanlıkların başkalarının hayalleri olduğunu görür. Bazen pişman olduğumuz şeyler, etrafımızdakilerin bize hissettikleri duygularla alakalıdır. En sonunda kendi istediğini düşündüğü bir hayat bulur. Bu hayata geldiğinde, aslında kök yaşamında neyin eksik olduğunu anlar. Sevgi. Aslında bazı mutsuzlukların sebebi bu değilimdir? Küçükken bize verilmeyen sevgi, olduğumuz gibi kabullenememe, zevk aldığımız şeylerin kısıtlanmaya çalışılması, bizi biz yapan şeyleri bırakıp "normal" biri olmamız istenir. Nora o hayatta kalmak ister, ama olmaz. Çünkü o oraya ait değildir. Kendi emekleriyle gelmemiştir. En sonunda kütüphaneye geri ışınlanır. Ama kütüphane yok oluyordur. Kütüphane yok olmaya başlarken Nora bir şeyi fark eder: aslında yaşamak istiyordur. Kendi gerçek hayatını. Ve son şansını da orada kullanır. Hayatı o kadar iğrençken bile güzellikleri fark etmeye başlar. Hayat, bütün boktan durumlara rağmen güzeldir. Kendi hayatımızı yaşamamız gerekir. Bizim için en hayırlı yol bu değilse, neden bize başka bir yol verilmemiştir? Ama genede insan düşünmeden duramıyor. Şahsen yani. Mesela kendime yorumlayacak olursam eğer: eskiden hayatımda olan değerli biri şuan hâlâ hayatımda olsaydı, bana eskisi gibi değerli hissettiren kişi, beni, hayatında benim onu koyduğum yere koysaydı şuan nolurdu? Yada eğer paralel
Hayat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
9/10
·1552 syf.··
2022 32. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2022 08:14
İntikam alırken sadece o kişiden mi intikam alırız, yoksa çevresindekileri de mi kurban veririz? Herkesin bildiğini düşündüğüm bu cevabı kitap da gayet açık bir şekilde anlatıyor. Dântes intikamını alırken o kadar keyif aldım ki, o bölümleri kahkahalarla okudum resmen. Kitabın son sayfalarında duygulanmamak elde değil, az kalsın ağlayacaktım. Tek kelime ile mükemmeldi. O kadar akıcıydı ki 1500 sayfa, 150 sayfa okuyormuşum gibi hızlı geçti. Kalınlık sizi korkutmasın. Çekinmeden alın okuyun.
İntikam
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,1bin okunma
9/10
·456 syf.··
2022 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2022 03:30
Çoğu insan iyidir. İddialı ama kanıtlanabilir bir söz. Eski bir tanıdığımın önerisiyle almıştım. İyikide almışım. Kitap genel olarak bilimsel makalelerden oluştuğu için okurken sıkılacağımı sanmıştım. Ama aksine, su gibi okudum. Kitapta, psikolojik deneyler ve savaşlar daha çok karşımıza çıkıyor, belkide benim en çok etkilendiğim kısımlar, bu kısımlar olduğundan aklımda daha çok bunlar kaldı. Sadece bakış açımızı değiştirmenin bile ne kadar faydalı olduğunu bu kitaptan da anlayabilirsiniz. Hatta bence herkes bakış açısını biraz değiştirse, insanların kötü değil iyi olduğuna inanabiliriz. Etrafımızda bize zararı olan insan çok olduğu için buna inanmak zaman alacak belki de. Ama insanları değerlendirirken iyi yanlarına bakarsak belki bi adım atmış olabiliriz. Beni en çok etkileyen "mesafe" konusuydu. Mesafe, insanların duygularını anlamakta, empati kurmakta ve merhamet göstermekte bizi körleştirdiğini düşünüyorum. Mesela kavga ederken yada duygusal bir durumu anlatmaya çalışırken, o kişiyi görmediğimiz yada duymadığımız için o duruma karşı daha acımasız olabiliyoruz, tehditeler savurmaktan kuşku duymuyoruz, ve bence en önemlisi karşımızdakinin kırılabileceği ihtimalini göz ardı ediyoruz. Bu kitapta da buna benzer bir şey anlatılmaya çalışılmış. Ve bence bu kitabı en kısa şu şekilde özetleyebilirim: İnsana insan gibi davranıp, karşımızdakine güven, anlayış ve sevgi verirsek, yani onu insan yerine koyarsak, bir çok şey değişebilir.
Çoğu İnsan İyidirRutger Bregman · Mundi Yayınları · 2024405 okunma