Adaletsizlik derin kesik bir yara gibiydi , zamanla kabuk baglasa da izi kalmaya devam ederdi. Kimi bu yarayı görmezden gelirdi kimi ise aynı yerden tekrar tekrar kanamaya devam ederdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ciddi aşklar böyledir. Aşıklar her tavır ve hareketleriyle birbirlerine sessizce gerçeği söylerler de "seni seviyorum" sözünü telaffuza mümkün değil cesaret gösteremezler.
Gerçi mantarlardan, mikroplardan bazılarına insan ismi verirler, verirler ama bu şeref herkese nasip olmaz... Buna hak kazanmak için bilinmeyen bir tür mikrop veya mantar keşfetmeli ...
O zaman keşfedilen şeye keşfedenin ismi verilir. Mesela haddim olmayarak şimdi bir mikrop keşfetmeyi başarsam, ona "Dehri mikrobu" denir. Ben de haklı olarak bununla övünürüm.
Damat seçiminde fakirliğin tercih sebebi sayılmasına şaşılmasın. Her akıl sahibinin düşüncesi başka olur. Her akıl sahibinin düşünüşü, anlayışı tek tip olsaydı, dünyada hemen her bilim ve fende ve her konuda düşünürlerin yolu bir olurdu. Her şeyde bu kadar anlaşmazlık ve görüş farklılığı görülmezdi. İşte bu genel kural uyarınca kimi zengin damat arar kimi fakir. Başkalarının hareketlerinde gördüğümüz, kendi fikir ve görüşümüze uymayan her şeye gülmemiz, şaşmamız lazım gelse, ömrümüzün büyük kısmını gülmek ve şaşmak ile geçirmek. gerekir. Herkes nasıl hareket edeceğini kendi aklıyla belirler. "Aklı pazara çıkarmışlar da herkes yine kendi aklını beğenip almış." Bu meşhur sözdür.
Laf lafı açar ama her açılan laf geriliğine kalem sokmak, konuşmayı büsbütün çığrından çıkarır. Serde zevzeklik, kalemde isyankarlık olursa ne yapmalı?