"O gecenin üzerinden dört ay geçti ve eski donukluğum bir daha geri dönmedi, güne hâlâ sıcacık duygularla çiçeklenir gibi başlıyorum. Ait olduğum dünyanın zemininin ayaklarımın altından aniden çekildiği, bilinmezliğe yuvarlandığım, kendi içimdeki uçuruma düşerken hızın baş döndürücülüğünün yaşamın tümünün sarhoşluğuna karıştığı o gece hissetmiş olduğum o büyülü esrime, o uçurucu heyecan geçip gitti elbette, ama o zamandan beri kendi kanımın sıcaklığını her nefes alışımda hissediyorum ve yaşamdan aldığım hazzın her gün tazelendiğini duyuyorum. Farklı hisseden, farklı hassasiyetlere sahip ve farkındalığı güçlenmiş başka bir insan haline geldiğimi biliyorum."
Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Paranın tümünü nerede ve nasıl dağıttığımı artık hatırlamıyorum, ama kâğıt paralardan sonra en sonunda cebimdeki gümüş bozuklukları da verdiğimi biliyorum. Bir sarhoşluk içindeydim, son paralar da uçup gittikten sonra bir kadının içine kendimi bırakmış gibi bir hafifleme hissettim, neredeyse uçacak gibiydim, daha önce hiç bilmediğim bir özgürlüktü bu. Sokak, gökyüzü ve evler sahip olma, birbirine ait olma duygusunun yepyeni bir haliyle karışıp içime doluyordu: Daha önce hiçbir zaman, varoluşumun en hararetli anında bile bu şeylerin gerçekten var olduklarını, yaşıyor olduklarını, onların ve benim varoluşlarımızın bir ve aynı olduğunu, bütün olarak da sadece sevgiyle kavranabilen, sadece kendini teslim edenin kucaklayabileceği o büyük ve muhteşem, mutluluğuna doyulmayan yaşam olduğunu böylesine güçlü hissetmemiştim."
Sayfa 66 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Bunu yapar yapmaz fazlasını istedim, daha fazla sevinç yaymak, daha fazla hissetmek istedim, birkaç gümüş bozuklukla, birkaç renkli banknotla korkuları, kaygıları gidermek, ruhları şenlendirmek ne kadar kolaydı. Ortalıkta niçin hiç dilenci yoktu? Balon almak isteyen çocuklar neredeydi?.."
Sayfa 64 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Birilerini sevindirmenin ve bundan sevinç duymanın ne kadar kolay olduğunu hissediyordum: İnsanın kendini açması yeterliydi, insandan insana canlı bir akış başlıyordu hemen, yükseklerden derinlere iniyor, derinlerden tekrar sonsuzluğa yükseliyordu."
Sayfa 63 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu