Soğuktu kalemin mürekkebi kesik kesik damlarken kâğıda.
Adını gizli kelimelerle çiçeklerin yanına yazmıştım.
Kaç gece oldu saymadım; kaç kez öldürdüm kalbimde seni bilmiyorum
Çökerken üstüme karanlık, dokunurken tenime soğukluk, ben çoktan ölmüştüm.
Yusuf Tek
Başladığım yerdeyim, hüzünlü ve dolu gözlerle...
Hatıralar beynimde cirit atıyor, kara bulutlar altında.
Daha dün gibiydi halbuki ardımda bıraktığım yıllar.
Soğuk, yalnızlığımı en derin hâliyle hissettiriyor.
Ben, şehirlerin uykuya daldığı ve öldüğü gecelerdeyim.
Yorgun bir beden de ölümü hazır beklemekteyim.
Ümitsizler Sokağı’nda kaybettiğim umudu aramaktayım.
Geçmiş günler ölmeden gömülürken, ben hâlâ seni aramaktayım.
Yusuf Tek
Soluyorken boğuk seslerle içime doğru sisli havayı,
Ölmüştüm çoktan, çevremdeki gürültülere aldırmadan.
Beşik gibi sallanırken omuzlarda, gömülmek için;
Üstümde taşımaktan yorulduğum bir ceset ve içinde sen...
Genç yaşında yaşamamış ve düşünmekten ölmüştü, yazacaklar.
Sevilseydi ölmezdi belki, o da yaşardı, yazacaklar.
İki gün konuşup, için için düşünüp sonra unutacaklar;
Ben ve nice sevenler, bir bir toprak olup yok olacağız.
Yusuf Tek