ÇEKO, Sosyoloji ve Felsefe Mezunu, Bağımsız Editör, İçerik Editörü, Hikayeci, Karakalem Çizer, Sanata aşık, korku sineması ve edebiyatına hasta, bilime tutkun, okumaya bağımlı, profesyonel bir meraklı...
Resmen betimlemelerden ibaret. Salt betimleme olsa hadi neyse. Tüm betimlemeler, dolayısıyla kitabın tamamı teşbih, istiare, mecaz-ı mürsel, kinaye, tariz, tevriye, kısacası Allah ne verdiyse edebi söz sanatları ile dolu. Öykülerde neredeyse hiç olay, hareket, karakter yok. DüŞünün ki çok övülen ödüllü bir restorana gidiyorsunuz ve önünüze yemek diye bir tabak karmakarışık baharat ile salata diye bir kase dolusu salata sosu koyuyorlar. Nasıl ki soslar ve baharatlar yiyeceklerin lezzetini arttırmak için yeterli (ne az ne de çok) ölçüde konuyorsa betimlemeler de hikayeye aynı mantıkla yeter ölçüde dahil edilmeli bence. Rus edeiyatını eleŞtirenlere bir doz Aslı Erdoğan okumalarını tavsiye ediyorum:) İlk kez bir kitapta okuduğum her paragraf için "laf söyledi bal kabağı" dedim içimden. Neyse ki 130 sayfaydı da çabuk bitti iŞkencem. Tek piŞmanlığım yazar hakkındaki yorumlara kanıp 3 kitabını birden almıŞ olmak. Etrafımda da hiçbir anlam ifade etmeyen içi boŞ aforizmalardan hoŞlanan biri yok ki kitaplar ona hediye edeyim;)))))))))))))))))))))
Bolca güldüm ağlanacak halimize... Türkiye'nin ve Türk insanının kendine özgü hallerini, gündelik sorunlarını, ünlülerini, "ünlücüklerini", sürekli değişen absürt gündemini, fantastik- bilim kurgu-gerilim türleriyle harmanlayan yazarın kitabı tam bir kara komedi. Bence yazar, (Bu üslubuyla) günümüzün modern Aziz Nesin'i!
Yazar, postmodern öykücülüğün ustası olarak ün yapmış. Bu kitap, yazarın okuduğum ilk kitabı ve muhtemelen de okuyacağım son kitabı olacak.
Benim fikrime göre yazarın üslubu postmodernizmden ziyade dadaizme daha yakın. Bağlamdan kopuk, rastgele sıralanmış gibi duran ve okuması bana göre zor çünkü tek üslubu "üslupsuzluk " olan yavan cümle yığınlarından ibaret.
İlâhi Komedya için o kadar çok tez yazılmış, o kadar çok inceleme yapılmış ki tüm bunlar üzerine söyleyecek başka sözüm yok.
Kitabın bu baskısındâ o kadar çok yazım hatası vardı ki okumak bir işkenceye dönüştü. İlâhi Komedya' yı okumak isteyenlere başka yayınevlerinin baskılarını tercih etmelerini ve bu baskıdan uzak durmalarını şiddetle tavsiye ederim.
Bu kitabı okuyacaksanız İngilizceden okuyun zira Türkçe çevirisi çok kötü. Sanki kitap google translater tarafından çevrilmiş. O derece kötü yani... Yayınevi bu şekilde nasıl basmış bu kitabı hayret doğrusu...