Korkunun Güçleri: İğrençlik Üzerine Deneme

·
Okunma
·
Beğeni
·
460
Gösterim
Adı:
Korkunun Güçleri: İğrençlik Üzerine Deneme
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394305
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pouvoirs de I'horreur
Çeviri:
Prof. Dr. Nilgün Tutal Cheviron
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Dehşet, iğrençlik, pislik... Uzakta tutulmaya çalışılan, dışlanan, bastırılan ama geri dönen; bir tokat gibi suratımızda patlayan; bedenimizi istila eden; rüyalarımızı, bilincimizi ve bilinçdışımızı belirleyen, silinmeyen damga. Binlerce yıllık bir hafızada, mitlerde, dinlerde ve nihayet edebiyattaki iziyle dehşet. İşte Kristeva´nın Korkunun Güçleri´nde disiplinlerarası bir yaklaşımla, psikanalizden dilbilime, semiyotikten edebiyata uzanarak gözler önüne serdiği ana tema.

Yakından bakıldığında tüm edebiyatın konusudur neredeyse "kıyamet". Ve tarih boyunca, o "kıyamet"i yaşayanların varoluşu artık kimliksiz, heterojen, hayvani, başkalaşmış ve kırılgan bir sınırda kendini gösterir; borderline yani sınır kişilikler, travmanın kalıcılığı...

Kristeva, dehşetin anlamının ve gücünün hangi evrensel öznellik meknizmalarına yaslandığını göstermeye çalışırken, bu konuda ayrıcalıklı yeri edebiyata verir. Hem de böylesi bir edebiyatın en derin, en mahrem kıyametlerimizin odağı olduğuna vurgu yapar.

Baudelaire, Lautreamont, Kafka, Bataille, Sartre aracılığıyla, kimliğin cehenneme inişine eşlik ettiğimize vurgu yapan Kristeva, asıl Celine üzerinde durur. O, İkinci Dünya savaşı gibi bir facianın ortasında, iğrencin yörüngesindeki hiçbir şeyi bağışlamaz. Ne ahlak, ne politika, ne din, ne estetik, ne de öznellik ya da söz... Celine, bir tür nihilizmin gidebileceği en uç noktaya işaret ederken, dehşetin bu bölgesinin herkesi büyüleme gücünü de gözler önüne sermektedir. Dev bir kahkaha, çığlık, alaydır Celine, bütün insanlıkla dalgasını geçer. Psikanalitik boyutta, özellikle din tarihinde iğrenmenin konusu olan annenin, kadının "şeytani" kabul edilişi üzerinde duran Kristeva, bu şeytaniliğin kendi varlığımızın ayrılmaz bir parçası oluşunun, sürekli bir katarsis ediminin içinde yaşayışımızın ifadesini yine edebiyatta bulur. Farklı perspektiflerin kesiştiği Korkunun Güçleri´nde, iğrenç temasına fenomenolojik bir bakışın ardından Kristeva semiyolojik düşüncelerini üç ana kutup üzerinde odakla: Analitik teori (fobi), dinler tarihi (günah, murdar), çağdaş edebiyat deneyimi (Celine). Korkunun Güçleri, acılı ve esritici deneyimlerin çemberinden eçmiş olanlara hitap ediyor. İğrenmekten duyulan acıdan, kendini ve ötekini sevmeye götüren bir yolun kitabı...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Eğer bu dünyanın içindeyseniz, yapılacak en iyi şey, öyle değil mi, buradan çekip gitmektir? Deli olsanız da olmasanız da, korksanız da korkmasanız da.
Yeryüzündeki mutluluk, zevk içinde zevkle ölmek olabilir. Gerisi hiçbir şeydir, itiraf etmeye cesaret edemediğimiz korkudur, sanattır.
Bir fikir adamı değilim. Üslup adamıyım. Öyle ya, üslubun önünde herkes durup kalıyor, kimse ona yanaşmıyor. Çünkü bu zor bir iş. Size söylediğim gibi, üslup, tümceleri zıvanalarından çıkararak kullanmaya dayanır ...
Toplumun her üyesi başkalarını kollamak,
kontrol etmek,öğrendiklerini ispiyonlamak zorundadır,diyor.Herkes toplumun, toplum herkesindir. Herkes köledir ve kölelikte eşittir. Özel
durumlarda iftiralara, cinayete izin vardır; ama en önemlisi herkesin
eşit olmasıdır. Önce, öğretimin, bilimlerin, meziyetlerin düzeyi düşürülür. Yüksek düzeye ancak yüksek yetenekler erişebilir; dolayısıyla yüksek yeteneklilere yer yoktur. Yüksek yetenekli kişiler hep iktidarı ele geçirir ve birer zorbaya dönüşür. Zaten zorba olmadan edemezler; hep iyilikten çok kötülük yapmışlardır. Böylelerinin kovulmaları ya da öldürülmeleri gerekir. Cicero'nun dili kesilir, Kopernik'in gözlerine mil çekilir, Shakespeare taşlanarak öldürülür, Şigalevcilik işte budur! Köleler eşit olmalıdır. Zorbalık olmadan ne özgürlük ne de eşitlik olmuştur şimdiye
dek. Oysa sürüde eşitliğin hüküm sürmesi gerekir. Şigalevcilik budur işte!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Korkunun Güçleri: İğrençlik Üzerine Deneme
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394305
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pouvoirs de I'horreur
Çeviri:
Prof. Dr. Nilgün Tutal Cheviron
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Dehşet, iğrençlik, pislik... Uzakta tutulmaya çalışılan, dışlanan, bastırılan ama geri dönen; bir tokat gibi suratımızda patlayan; bedenimizi istila eden; rüyalarımızı, bilincimizi ve bilinçdışımızı belirleyen, silinmeyen damga. Binlerce yıllık bir hafızada, mitlerde, dinlerde ve nihayet edebiyattaki iziyle dehşet. İşte Kristeva´nın Korkunun Güçleri´nde disiplinlerarası bir yaklaşımla, psikanalizden dilbilime, semiyotikten edebiyata uzanarak gözler önüne serdiği ana tema.

Yakından bakıldığında tüm edebiyatın konusudur neredeyse "kıyamet". Ve tarih boyunca, o "kıyamet"i yaşayanların varoluşu artık kimliksiz, heterojen, hayvani, başkalaşmış ve kırılgan bir sınırda kendini gösterir; borderline yani sınır kişilikler, travmanın kalıcılığı...

Kristeva, dehşetin anlamının ve gücünün hangi evrensel öznellik meknizmalarına yaslandığını göstermeye çalışırken, bu konuda ayrıcalıklı yeri edebiyata verir. Hem de böylesi bir edebiyatın en derin, en mahrem kıyametlerimizin odağı olduğuna vurgu yapar.

Baudelaire, Lautreamont, Kafka, Bataille, Sartre aracılığıyla, kimliğin cehenneme inişine eşlik ettiğimize vurgu yapan Kristeva, asıl Celine üzerinde durur. O, İkinci Dünya savaşı gibi bir facianın ortasında, iğrencin yörüngesindeki hiçbir şeyi bağışlamaz. Ne ahlak, ne politika, ne din, ne estetik, ne de öznellik ya da söz... Celine, bir tür nihilizmin gidebileceği en uç noktaya işaret ederken, dehşetin bu bölgesinin herkesi büyüleme gücünü de gözler önüne sermektedir. Dev bir kahkaha, çığlık, alaydır Celine, bütün insanlıkla dalgasını geçer. Psikanalitik boyutta, özellikle din tarihinde iğrenmenin konusu olan annenin, kadının "şeytani" kabul edilişi üzerinde duran Kristeva, bu şeytaniliğin kendi varlığımızın ayrılmaz bir parçası oluşunun, sürekli bir katarsis ediminin içinde yaşayışımızın ifadesini yine edebiyatta bulur. Farklı perspektiflerin kesiştiği Korkunun Güçleri´nde, iğrenç temasına fenomenolojik bir bakışın ardından Kristeva semiyolojik düşüncelerini üç ana kutup üzerinde odakla: Analitik teori (fobi), dinler tarihi (günah, murdar), çağdaş edebiyat deneyimi (Celine). Korkunun Güçleri, acılı ve esritici deneyimlerin çemberinden eçmiş olanlara hitap ediyor. İğrenmekten duyulan acıdan, kendini ve ötekini sevmeye götüren bir yolun kitabı...

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Metin Özdemir
  • Hakan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0