Adı:
Fahişe
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
154
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394367
Kitabın türü:
Çeviri:
Alev Özgüner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bu yarı otobiyografik romanda romantik bir hikaye anlatılmıyor. Öyle maddi imkansızlıklar yüzünden kötü yola düşen, çileli bir hayat sürdükten sonra filmlerdeki gibi trajik bir ölümle hayata veda eden "altın kalpli" bir fahişe beklemeyin sakın. Bir yandan yakasını bırakmayan baştan çıkarma arzusu, bir yandan da hayatının kendisini ölümün kıyısına getiren bir seyir izlemesi yüzünden fahişeliğe sürüklenen genç bir kadınla; klişelere sığmayacak kadar gerçek, ete kemiğe bürünmüş bir fahişeyle karşı karşıyayız. Bu en eski mesleği icra ederken ölmüş kız kardeşinin adını kullanan, kendi yarattığı cehennemden bir çıkış yolu ararken ailesini, arzularını, seçimlerini sorgulayan...
Nüvesini masum bir günlük oluşturmuş bu romanın. Nelly Arcan yirmili yaşlarının başında Montreal'de fahişelik yaptığı sıralarda yaşadığı duygusal çalkantıları; kendi geçmişi, kişisel tarihi ve kadınlığı üzerine düşüncelerini yazarken, günlüğünün sayfalarından yükselen umarsızlık ve öfke dolu çığlığın günün birinde kendisine edebiyat dünyasının kapılarını açacağından habersizdi elbette. İçinde hem arkaik hem de rahatsız edici bir şeyler barındıran bir hazzın ve mahremiyetiyle utanç veren bir yıkımın çığlığıydı bu. Arcan'ın hayata uyanışının evrelerini, yıllara yayılan bir "cehenneme iniş" sürecini bir monolog, bir iç dökme şeklinde anlattığı Fahişe, Fransa'da yayımlandığında o bildik, yavan "edebiyat mı, değil mi, özyaşam ne denli edebiyat olabilir" tartışmasını bir kez daha gündeme getirdi. Öyle ya, yaşanmış deneyim, edebiyat olabilir miydi? Öyleyse herkesin hayatı romandı. Fahişe her ne kadar gerçekçi bir roman, bir otobiyografi, itiraf, tanıklık olarak sunulsa da, Nelly Arcan "edebi bir tarafgirliğin ve nefretin estetiğinin" kendisini zaman zaman gerçeklikten uzaklaştırdığını söylüyor. Zira o, ne katışıksız kurmacaya ne de katışıksız otobiyografiye inanıyor.
21. yüzyılın başında kadın erkek ilişkilerine dair radikal bir kitap.
Stanley Péan, Librairie Pantoute
Nelly Arcan’ın kendi fahişelik günlerini anlattığı bu kitabın okumaya değer olduğunu ve olması gerektiği gibi gerçeği yansıttığını düşünüyorum.

Nelly;her gün dua eden,insanları kınayan,kendi ayna karşısında kendine bakmadan,karısını yaşlandığı ve çirkinleştiği için herhangi bir eşyadan farksız gören kendini genç ve güzel fahişelerle tatmin eden bir babaya sahip.Büyüdüğü bu ortam yüzünden içinde hep beğenilme,en güzel olma arzusu oluşuyor ve en sonunda bu büyüdüğü ortamdan çıkıp üniversite için büyük şehre gidiyor.Orada hiçbir teorinin bu arzuya karşı koyamayacağını anlıyor ve fahişeliğe başlıyor.Nelly, kız çocuğu sahibi babaların fahişelere giderken utanmaması ama fahişeliği bir utanç olarak görmesini,kızlarının da fahişe olabileceği bu oyun için iki kişi gerektiğini,kapıyı çalmak için birinin ve açmak için de diğerinin gerektiğini;kadının bir güzellik kalıbına sığdırıldığını ve kadında kusurun kabul edilemez görülmesini diliyle çok iyi bir şekilde anlatıyor.
zaten günümüzde hiçbir şeyin değeri yok, çünkü her şeye insan eli değmiş,
kendimle ilgili her şeyi biliyorum ya da bu konuda daha fazla bir şey bilmek istemiyorum, ikisi de aynı anlama geliyor
birimizin diğerimiz için var olduğumuzu ilan etmemiz gerekirdi, tıpkı benzerliklerinin esiri olan, birbirini sevmek, diğerinin iyi olması için iyi olmak zorunda olan Siyam ikizleri gibi, çünkü aralarından biri iyi olmazsa, diğeri için de hiçbir şey iyi gitmez,

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fahişe
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
154
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394367
Kitabın türü:
Çeviri:
Alev Özgüner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bu yarı otobiyografik romanda romantik bir hikaye anlatılmıyor. Öyle maddi imkansızlıklar yüzünden kötü yola düşen, çileli bir hayat sürdükten sonra filmlerdeki gibi trajik bir ölümle hayata veda eden "altın kalpli" bir fahişe beklemeyin sakın. Bir yandan yakasını bırakmayan baştan çıkarma arzusu, bir yandan da hayatının kendisini ölümün kıyısına getiren bir seyir izlemesi yüzünden fahişeliğe sürüklenen genç bir kadınla; klişelere sığmayacak kadar gerçek, ete kemiğe bürünmüş bir fahişeyle karşı karşıyayız. Bu en eski mesleği icra ederken ölmüş kız kardeşinin adını kullanan, kendi yarattığı cehennemden bir çıkış yolu ararken ailesini, arzularını, seçimlerini sorgulayan...
Nüvesini masum bir günlük oluşturmuş bu romanın. Nelly Arcan yirmili yaşlarının başında Montreal'de fahişelik yaptığı sıralarda yaşadığı duygusal çalkantıları; kendi geçmişi, kişisel tarihi ve kadınlığı üzerine düşüncelerini yazarken, günlüğünün sayfalarından yükselen umarsızlık ve öfke dolu çığlığın günün birinde kendisine edebiyat dünyasının kapılarını açacağından habersizdi elbette. İçinde hem arkaik hem de rahatsız edici bir şeyler barındıran bir hazzın ve mahremiyetiyle utanç veren bir yıkımın çığlığıydı bu. Arcan'ın hayata uyanışının evrelerini, yıllara yayılan bir "cehenneme iniş" sürecini bir monolog, bir iç dökme şeklinde anlattığı Fahişe, Fransa'da yayımlandığında o bildik, yavan "edebiyat mı, değil mi, özyaşam ne denli edebiyat olabilir" tartışmasını bir kez daha gündeme getirdi. Öyle ya, yaşanmış deneyim, edebiyat olabilir miydi? Öyleyse herkesin hayatı romandı. Fahişe her ne kadar gerçekçi bir roman, bir otobiyografi, itiraf, tanıklık olarak sunulsa da, Nelly Arcan "edebi bir tarafgirliğin ve nefretin estetiğinin" kendisini zaman zaman gerçeklikten uzaklaştırdığını söylüyor. Zira o, ne katışıksız kurmacaya ne de katışıksız otobiyografiye inanıyor.
21. yüzyılın başında kadın erkek ilişkilerine dair radikal bir kitap.
Stanley Péan, Librairie Pantoute

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • JÜLİDE ATEŞ
  • Ayse Catalbas
  • Mia wallace
  • Ayşe
  • Sinan Atıcı
  • BayBabür
  • Yagmur
  • Zargana
  • Mehmet yılmaz
  • Uğur Ergün

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%12.5 (1)
6
%50 (4)
5
%12.5 (1)
4
%12.5 (1)
3
%0
2
%12.5 (1)
1
%0