Misketlimonuu

Misketlimonuu
@Misketlimonuu
Kendimce yazıyorum Benim yazı defterime hoşgeldinizz
1 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sevilmeyecek biri değildi halbuki. Belki de aşk onun için henüz zamanı gelmemiş körpe bir fidandı. Belki de o, fidanı çoktan susuz bırakmıştı. Ne fark ederdi ki? Tüm bu düşünceler içinde evine geri döndü
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu parçanın devamı nasıl olmalı
Mavi ve lacivertli katman katman kumaşlarla bezeliydi yer ve gök. Henüz güneşin sırma okları saplanmamıştı kumaşlara. Ötedeki kıyıda minik beyaz tılsımlar parıldamaya başlamıştı birer birer. Cömert zaman fazla dayanamazdı bu manzaraya. Her sabah cebindeki kum tanelerini hızlıca boşaltmaya başlardı, gecenin kasasına. Ve gece payına düşeni alıp yerini gündüze bırakırdı.
Duygu ve Düşünce
Aşk Her Şeyi Affeder Mi?
Aşk her şeyi affeder. Çünkü aşk yapılan yanlışı çabuk unutur, uyumsuzlukları görmezden gelir, kolay kandırılır, kin dahi tutamaz.. Doğası gereği asidir, umursamazdır, biraz çılgındır ama bir o kadar da saftır. Yani bir nevi aşkın gözü kördür. Ama aşkın, gurur adında bir arkadaşı vardır. Aşkın aksine gözü açık, kindar, acımasız ve fazlaca korumacı. Aşkın süzgecinden geçen gururun süzgecinden geçemez. Her insan içinde aşkı da taşır gururu da. Lakin gurur ancak aşkın gözyaşlarını görürse harekete geçer.
Düşünce
hangi romandan alıntı bu?
Yani şimdi bu noktada her şey önemsizdi onun için. Toz taneleri birbirleri etrafında dönüyor sarılıyor kocaman yumrular oluşturuyor birer birer boğazına takılan demirden bilyelere dönüşüyorlardı. Öylesinde köksüz öylesine yavan ve yalnız bir kasırga büyüyordu gövdesinde. Savruluyor savruluyor savruluyor... ve savrulurken uzak diyarlara götürürmüşçesine eteklerine sarıyor kucaklıyordu demir bilyeleri. Demir bilyeler kasırganın etkisiyle büyüyor birleşiyor ve daha ağır daha katlanılmaz daha soğuk bir hale bürünüyorlardı. kasırganın hain ve hırçın darbeleriyle gövdesinden boğazına gergin yaylarla atılmış demirden sağlam gümüş oklara dönüşüyorlar ve boğazını sanki pençelenmişçesine emin kesilerle yakıyorlardı..
Dumanlı, rüzgarlı bi gecede kayıpken altın yaldızlı gemim, Tuttun dümenimden, sabaha değin pusulan benim dedin, Kaç gece yol aldık beraber, Kaptanım, durdur gemiyi inecek var! Vardım sırmalarla bezenmiş, zümrüt ormanlarla kutsanmış adaya. Yorgundum, savaştan çıkma, bitkindim Bir nefeslik iyi geldi ada, bastı bağrına Ama ruhum kelebek, özgürdür duramaz. Zincirlenmez, bağlasan durmaz Bilirim kanatlarını dahi kırar, kaçmak için Yine de yemez bağlılık prangasını Kelebek uçmuş, ada her zamanki endamıyla kalmış diyorlar, Güneş yıkıyormuş sırmaları, yağmurlar uzakmış zümrüt ormanlarına. Ama ne kelebek unutmuş adayı, ne ada unutmuş kelebeği. Bir şehir efsanesi olmuşlar beraber. Ama okyanuslar en güzel tesadüfleri barındırır içinde. Bir dalga, bir fırtına, bir gemi, bir umut.
Şiir