"Okumak,Yazmak ve Yaşamak Üzerine" adlı kitabın yazarıyla, yeni farkındalıklar edinip, yeni bakış açısı kazanmış bulunmaktayım..Okumanın öneminden başlayıp, kitabın gerekliliğinden, çevirinin zahmetli bir uğraş olmasından fakat takdir edilmeyip karşılığını alamamasından bahsedilir.. Mesleğime olan muhabbetim kitabın öğretmene yaklaşımıyla daha çok arttı.. Çünkü talebesinin elinden tutup onu zirveye taşıyabilecek ve bunun daha fazlasını yapabilecek olan öğretmenin sorumluluğunu hiç de göründüğü gibi kolay olmadığını öğrendim diğer önemli bir nokta ise çok okumanın ancak derin düşünmeyle hazmedilebileceğini yani eğer bir kimse daha sonra üzerinde durup düşünmeksizin sürekli okursa, okuduklarının kök salamayacağını ve büyük bir bölümünün kaybolacağını belirtiyor yazar.. Nasıl ki aldığımız gıdalar bizi yemekle değil sindirimle beslerse okumanın ve üzerinde düşünmenin bu duruma benzediğini ve bedensel gıdalarımızla zihinsel gıdalarımız arasındaki durumun hemen hemen aynı olduğunu söylüyor..Hayatlarını okuyarak geçirenlerin bilgelikleri ile hayatlarını düşünerek geçirenler arasındaki farklılıklar çok sarih bir şekilde dile getirilmiş.Fakat kitabın şöyle bir özelliği de var; yazarlar üzerine, kitap yazmanın muhtevası hakkında yazmış olanlara ya da yazacak olanlara eleştiri yapılıyor. Sanırım bu durum kitabın adından dolayı böyle diye düşünüyorum.. Ve son olarak eser yazacak olanlara kararlı, belirli ve berrak bir eser yazmanın açıklığını, ayırt edici özellikleri ile ortaya koymuştur..