Fadime Altaş

Fadime Altaş
@Mislinavehza
MEB-Arabic Teacher
Dünya
17 Ekim
81 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·144 syf.··
2025 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 01:13
"Okumak,Yazmak ve Yaşamak Üzerine" adlı kitabın yazarıyla, yeni farkındalıklar edinip, yeni bakış açısı kazanmış bulunmaktayım..Okumanın öneminden başlayıp, kitabın gerekliliğinden, çevirinin zahmetli bir uğraş olmasından fakat takdir edilmeyip karşılığını alamamasından bahsedilir.. Mesleğime olan muhabbetim kitabın öğretmene yaklaşımıyla daha çok arttı.. Çünkü talebesinin elinden tutup onu zirveye taşıyabilecek ve bunun daha fazlasını yapabilecek olan öğretmenin sorumluluğunu hiç de göründüğü gibi kolay olmadığını öğrendim diğer önemli bir nokta ise çok okumanın ancak derin düşünmeyle hazmedilebileceğini yani eğer bir kimse daha sonra üzerinde durup düşünmeksizin sürekli okursa, okuduklarının kök salamayacağını ve büyük bir bölümünün kaybolacağını belirtiyor yazar.. Nasıl ki aldığımız gıdalar bizi yemekle değil sindirimle beslerse okumanın ve üzerinde düşünmenin bu duruma benzediğini ve bedensel gıdalarımızla zihinsel gıdalarımız arasındaki durumun hemen hemen aynı olduğunu söylüyor..Hayatlarını okuyarak geçirenlerin bilgelikleri ile hayatlarını düşünerek geçirenler arasındaki farklılıklar çok sarih bir şekilde dile getirilmiş.Fakat kitabın şöyle bir özelliği de var; yazarlar üzerine, kitap yazmanın muhtevası hakkında yazmış olanlara ya da yazacak olanlara eleştiri yapılıyor. Sanırım bu durum kitabın adından dolayı böyle diye düşünüyorum.. Ve son olarak eser yazacak olanlara kararlı, belirli ve berrak bir eser yazmanın açıklığını, ayırt edici özellikleri ile ortaya koymuştur..
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,827 okunma
Reklam
Puan vermedi
Kıymetli yazar Nihan Kaya Hanımefendinin "Erteleme" kitabıyla neleri mi fark ettim?Ruhumda bir çoçuğun olduğunu biliyordum ama bu kitapla birlikte Ruhumda bir ebeveynin de olduğunu öğrendim. Dıştan etkilenmemek için içten ne kadar güçlü olunması gerektiğini. İçteki çoçuğu ne kadar çok önemser onun sesine kulak verirsem dıştaki Ben'in de o kadar çok güvenle görünür olabileceğine..Kendimle ilgili herhangi bir şeyi değiştirmem gerektiğinde önce iç sesimi değiştirmem gerektiğini öğrendim. İstemediğim bir şeyi yapmanın ne bana ne de bir başkasına faydası olmayacağını fark ettim. Bir işe başlamadan evvel o işten mükemmel birşey beklememem gerektiğini ama o işe başlayarak mükemmel bir iş başardığımı kendime hatırlatmak isterim..Hareket etmenin, spor yapmanın sağlığıma bedenime ruhuma etkisini her zaman göz önünde bulunduracağıma tekrar söz verdim. Aynı şekilde davranarak ısrarla farklı sonuçlar beklemeyeceğime, her türlü gelişmenin iyileşmenin değişmenin sadece kendi iradem vasıtasıyla gerçekleşeceğini gördüm. En ufak bir durumda bile kendimi tebrik etmem gerektiğinin ne kadar çok önemli olduğunu anladım. Hiçbir şey yapmamanında ihtiyaç olduğunu ve onu israf olarak görmemem gerektiğini fark ettim. Bir başkası için harekete geçemeyeceğimi ancak bunu kendim için yapabileceğimi anladım.. Yaptığım herhangi bir işte sadece o işi düşüneceğimi, öncesi ve sonrasına takılmayacağımı gördüm. Yoğun ve zamanımın yetersiz olduğunu düşünüyorsam buna bir liste çıkartıp İngilizlerin 'Böl ve Yönet' tekniğini uygulayabiliceğim kararına vardım. Ve böylece "erteleme" kavramını çözdüm Erteleme ;)
ErtelemeNihan Kaya · Eksik Parça Yayınları · 20242,164 okunma
Puan vermedi·92 syf.··
2024 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 20:32
Wilhelm Schmid'in "Mutsuz Olmak" kitabıyla Mutluluk kavramının gerçek anlamını kavramış ve mutsuz olmanın da çok doğal olduğu, olumsuz bir anlam içermediğini analiz etmiş oldum. Nasıl ki çok fazla karamsarlık can sıkıcı olabiliyorsa fazlaca iyimserliğin, polyanacılığın da her zaman için keyifli bir şey olmadığını gördüm. Anladım ki sadece mutlu olmaya odaklandığımız için bile bazen çok mutsuz olabiliyoruz. Oysa hayatı zıt kutbuyla olumlu ve olumsuz yönleriyle kabullenebilmek mutlu ya da mutsuz olduğuna takılmamak şimdiyi daha anlamlı kılıyor.. Ne kadar temkinli olursak olalım kendimizi bazen hayatın belirsizliklerine bırakmak hoş olabiliyor. Ve insan, kendini bu hoşluk haline ne denli bırakılabilirse, yaşamın sanatını da o denli fark edebiliyor... Kesintisiz yaşam sevinci bazen insanı yorabilir, bu yüzden insan, yaşam kederindeki molaya da ihtiyaç duyar. Dolayısıyla "Hayatta esas mesele sahiden mutluluk mudur".. Mutsuz Olmak
Mutsuz OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınevi · 20206,3bin okunma