Kapak Kızı, Yeşil Peri Gecesi,Osman ,Kuru Kız şimdi de Suzan Defter...Hangisini daha çok sevdim,hangisi beni daha çok sarstı,çok sevdiğim Ayfer Tunç kitabını önerecek olsam hangisini söyleyeceğim bilmiyorum.Ne zaman Tunç'un kaleminden çıkan bir kitap okusam tam olarak aynı melankoli,kimseyle konuşmadan geçen...
Suzan Defter, Ayfer Tunç'un 2011 yılında yayımlanan ve özgün kurgusuyla dikkat çeken bir romanıdır. Kitap, birbirine paralel olarak ilerleyen iki ayrı karakterin günlüklerinden oluşur: Avukat Ekmel Bey ve Derya.
Ekmel Bey, eşinden boşanmış ve yalnız yaşayan bir adamdır. İnsanlarla iletişim kurmak amacıyla evini satılığa çıkarır. Derya ise abisi dışında kimsesi olmayan, yalnız bir kadındır. Gazetede gördüğü ilan üzerine Ekmel Bey'in evini görmeye gider. Aslında niyeti ev almak olmasa da, Ekmel Bey ile sohbet etmek ona iyi gelir. Bu karşılaşma, ikisi arasında beklenmedik bir ilişkinin başlangıcı olur. Derya, Ekmel Bey'i her gün ziyaret eder ve bu iki yalnız insan, birbirlerinin hayatlarında bir nebze olsun yer edinirler. Ancak Derya, Ekmel Bey'e kendini abisinin eski sevgilisi "Suzan" olarak tanıtır. Roman, bu iki karakterin yaşadıklarını ve birbirlerine karşı hissettiklerini kendi günlüklerinden aktarır.
"Suzan Defter"in en dikkat çekici özelliği, anlatım tekniğidir. Kitabın sol sayfalarında Ekmel Bey'in günlüğü, sağ sayfalarında ise Derya'nın günlüğü yer alır. Bu sayede okuyucu, aynı zaman diliminde yaşanan olayları iki farklı karakterin gözünden takip etme imkanı bulur. Bu deneysel anlatım, karakterlerin iç dünyalarına derinlemesine inmeyi ve olayların farklı açılardan nasıl algılandığını görmeyi sağlar.
Ayfer Tunç, sade ama derinlikli bir dil kullanır. Karakterlerin duygu ve düşüncelerini yalın bir şekilde aktarırken, satır aralarında hüzün, yalnızlık,