“Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişemeyeceğinden korkuyorum.”
Benim kişilik yapım, doğal olmayan her şeyden arınmıştır. Onların elini kolunu bağlayan bir sürü yasa var, gelenek var. Onlar güçlerini hayattan alır; bu açıdan düşünülürse, hayat her türlü sınırlama ve hesaplarla kuşatılmış tarihsel bir olgudur; dört bir yandan saldırıya açık, karmaşık, örgütlü bir olgu. Oysa ben gücümü, hiçbir sınırlama tanımayan, hiç kimsenin saldıramayacağı ölümden alırım. Benim onlara üstünlüğüm açıkça belli.
Toplumun gerçek yüzünü öğrendi,insanların ahlak anlayışının yapay,kokuşmuş ve dine karşı saygısız olduğunu anladı.En haklı sayılacak devrimlere giden yolu bile ,ilke kılığına bürünmüş kişisel içgüdüler hazırlar.