"Çilesi çekilmiyen şeyin aşkı olmaz. Aşk olmayınca, çile olmaz. Çile olmayınca ibda, meydana getirme cehdi olmaz, şevk olmaz, (aksiyon) olmaz."
Kitap, iki farklı konferans konuşmasını içermektedir. Yazarın, anlatmak istediği konuya en ince ayrıntısına kadar değindiği, gerçek hayattan yer yer verdiği örneklerin konunun anlatımını güçlendirdiği ve anlaşılırlığını kolaylaştırdığı düşüncesindeyim. Kitabın her bir faslı güzel fakat beni en çok etkileyen kısımlardan biri gençlik bahsi idi. Genç ihtiyarlar ve ihtiyar gençler... Gençlik yaş işi değil, ruh işidir diyor yazar. Bu kısım çokça düşündürdü. Bir de nefse mühlet vermek...Çoğu zaman -özellikle günümüzde- bir işe başlamak için uygun zamanı -yarınları- bekliyoruz. Fakat 'Hâdise, ân, yaşanan ân üzerinde,' diyor yazar ve bir alıntı ekliyor: 'Gafil halk yorgunluğundan bir laf eder: Yarın olsa da bir iş işlesem...Bilmez ki, bugün, dünkü günün yarınıdır. Bugün ne işlemiştir ki, yarın ne işleye!..' Nefsin tembelliğine ve ertelemeye karşı ne muhteşem bir örnek! Bunlar ve daha nice konular var kitapta insanı düşündüren... Mesele yalnızca okumaktan ibaret değil, aynı zamanda olabilmekte -hareket etmekte-.
Herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm nadide eserlerden..