Devlet tarafından 'pezevenk olmadığı onanan' ilk subaylar
olmanın mutluluğu içindeyiz. Yalnız ufak bir sorun var, askeri
belge bulundurmak ve örgüt üyesi olmak suçlarından ordudan
atılıyoruz ...
Atılalım ...
Mustafa Kemal'in askeriyiz biz ...
Üniformamı aldınız da, gönlümüzdeki vatan ve millet sevgisini nasıl alacaksınız! Şu andan itibaren bizim için hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır. Cepheler değişir, mücadele alanlan değişir, ülküsü değişmez! Üniforma bizim gönlümüzdedir.
Ey başbakan, ey Genelkurmay, ey adalet... Üzerimize ahlan adi iftiralara kayıtsız kaldınız ya ... Hakkım omuzlarınızda, ardımdan dökülen her damla gözyaşı üzerinizdedir. Ey Türkiye'nin sivil ordusu ... Mustafa Kemal' in askerleri ... Yeni tayin yerim yanınızdır .. . Hoş bulduk ...
Yaşasın tam bağımsız Türkiye! !!"
"Bir gün hukuk herkese, bu arada savcı ve yargıçlara bile gerekebilir. Ancak hukuk devletinde teminatın yine üstün vasıflarla donanmış,
metin vakarlı, temkinli, bilgili, tarafsız, bağımsız, hiçbir organ, makam,
merci ya da kişiden emir veya teminat almayan; tavsiye ve telkinlerle ya
da peşin hükümle hareket etmeyen savcı ve hakimler olduğu kuşkusuzdur."
Çelebi AKP' ye geçmekle kalmadı. Onun uğradığı hukuksuzluk gibi silah arkadaşları hukuksuzluğa uğramaya devam etti.
Sessizdi ... 28 Şubat davasında komutanları cezaevine atıldı. 1000
günün üzerinde cezaevinde kaldılar. Emekli Korgeneral Vural
Avar cezaevinde hayatını kaybetti. Komutanlarının uğradığı
kumpas davalarında suskunluğu devam etti. 14 Mayıs 2023 seçimlerinde ise karşılığını aldı. Çelebi bu kez AKP' den milletvekili olarak TBMM'ye girdi.
2023'te Tuzla' da Atatürkçü teğmenler ihraç edildi, suskundu.
Savunmasında "Suçum Mustafa Kemal'in askeri olmak" diyen Çelebi, 2024'te "Mustafa Kemal' in askerleriyiz" diyerek kılıç
çatan teğmenler ihraç edildiğinde de hiç oralı olmadı.
"Beni ıslah edemezsiniz" diyen teğmen böyle ıslah olmuştu.
Çelebi'nin TBMM kürsüsünden AKP'ye yönelik birkaç eleştirisini sıralayalım:
"'Yerlilik, mil lilik' diyorsunuz ya hani, 2002'den bu yana, sizin yönetiminizde neler yaşadı milli ordumuz, onu anlatacağım. 4 Temmuz
2003; Kuzey lrak'ta askerimizin başına çuval geçirildi, kasaptaki ete soğan doğramayan Genelkurmay Başkanı, ölmek için hazır olan askere
'Mukavemet etmeyin' dedi. İşte bu emir, asker için ölmekten beterdir."
"Bu ordu, izmir'i hiç direnmeden Yunanlara teslim eden, bir Yunan
teğmeninden tokat yiyen, elinde ucuna beyaz mendil bağlanmış bir sopayla esir kafilesinin başında yürümekten utanmayan Ali Nadir Paşaların ve türevlerinin değil, direnen, savaşan Mustafa Kemallerin emrinde
olmalıydı. O dönemin AK Parti hükümeti müzik notası dahi veremedi,
ordunun şerefi örselendi."
"Ordu bu kadar yıpratılırken Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz hep
doğru noktada olduk ve şimdi de ordunun hakkını ve hukukunu savunan, en önde savunan partiyiz biz. Bu kadar tahrip edilmesine rağmen,
bu ordu verilen her vazifeyi yapmaktadır ve yapacaktır ama unutulmasın ki ordu siyasetin emrindedir fakat siyasetin oyuncağı olmamalıdır."