Gülay laylay

Yoluna seve seve canımızı koyduğumuz bu şerefli mücadelede hepimiz et ve tırnak kadar Kaynaştık. İstanbul 'da daha evvelden pek mühimsemediğimiz İzmir' in al yanaklı efeleri ki, bayılırcasına sevdiğim zeybek havaları oynayarak beni mest ettiler, Ankara 'nın mert seğmenleri ki, onların yürek kabartan misket havaları var, Anadolu' nun dört bir yanından çoluğu çocuğu bırakıp Çanakkale 'ye koşmuş Anadolu yiğitleri, Uşakları, Dadaşları, Kürtleri, Can-kurbanları burada yakınen tanıyıp, kalpten sevmeyi öğrendim. Bu memleketin fertleri aynı ülküyü paylaşmaktadır. Bu vatan bizimdir ve onu birlikte müdafaa etmekteyiz.
Reklam
İşte savaş buydu! Oyun veya şaka değildi, savaş: öldürmekti. Çirkindi, mantıksızdı, ilkeldi. Bu güzel havada, bu güzel Ege Denizi 'nde, bu güzel yaşımızda, tanımadığımız birilerinin memleketinde ölmek akıllıca bir şey değildi, hiç değildi.
Bir İngilizle bir Yeni Zelandalının arasında anlayış veya kültür farkı olacağı benim aklıma bile gelmezdi. Yeni Zelanda 'da yaşarken kral ve anavatan bize yüreğimiz kadar yakındı. Kral: Büyük Britanya kralı, anavatan:İngiltere. Bu elbette Avustralya için de böyle. Fakat gerçeğin bir de öteki yüzü varmış. Şöyle ki; İngilizler bizi taşralı olarak küçümsemekten hiç çekinmiyorlar. Ayrıca topluca Anzakları disiplinsiz eğitilemeyen, asi bir insan topluluğu olarak gördüklerine dair dedikodular yayıldıkça huzursuzluğumuz artıyor.
Bazıları Filistin 'e ya da Gelibolu' ya yollandığımızı söylüyordu ama bu adlar bizde egzotik bazı imajlar dışında hiçbir duygu, asıl önemlisi gerçeklik duygusu yaratmıyordu. Filistin neyse ama Gelibolu da neyin nesiydi? Yunanistan 'la küçük Asya arasında, Avrupa kıtasında bir yarımada olduğunu haritadan biliyorduk, ama o kadar. Bir de savaşmaya can attığımız Almanlarla müttefik olan Türkler' e ait topraklar olduğunu...
Yolculuğumuz 3 hafta kadar sürmüştü, ama öyle müşkül ve mahrem hislerimizi yan yana yaşamıştık ki, sanki bütün ömrümüzü beraber geçirmiş kadar kaynaşmıştık. Bu zaman bakımından kısa, ama değeri büyük kader yolculuğu esnasında kaynağı bizatihi ( kendiliğinden) hayatlarımız olan cesaretimiz bizleri birbirimize başlamıştı. Ama tayinler bildirildiğinde hepimiz ayrıldık. Bir daha birbirimizi görebilecek miyiz, Allah bilir?
Reklam