Harbiye 'nin önünde münevver Türk gençliğinin meydana getirdiği o muazzam kalabalık hala gözlerimin önündedir. Ben de dahil olmak üzere, içine yuvarlandığımız o heyecan selinin sebebinin farkına varmamak için mübalağalı gürültü yapan çocuklardık sanki. Seviniyorduk, ama sebebini unutmuştuk. Eğer sevincimizin sebebini fark edersek, acıdan kahrolacak, kederden ölecektik. Derindeki endişe ve hüznü bastırmak için satıhtaki heyecanı gürültüyle örtüyorduk. Hepsi bu. Zannımca, o vahşi sevinç aslında trajik bir durumu şuursuzca bastırma çabasıydı. Oysa sarsılıyorduk. O ne sarsılıştı öyle valideciğim. Ruhum şiddetli bir lodosta bir kıyıdan öbürüne çarpıyor ve her çarpışta derin yaralar alıyordu. Bir kıyıda vatanın müdafaası için verilmeye hazır taze can, öbür kıyıda gençlik, yaşanacak bir ömür, hayaller ve ümitler valideciğim.