Sırf ziyaretçilerinin kütüphane raflarındaki kitaplara hayran hayran bakabilmeleri için mutfakta kahve hazırlama işini kasten uzatan bir filoloji profesörü tanıdım. Mevzunun tamamlandığını düşündüğü an elinde tepsi ve yüzünde tatminkar bir gülümseme ile girerdi salona. 
Neyi düşünürseniz, o olursunuz. Olan olaylara boş ve batıl inançların etkisinde kalarak, güçler ve anlamlar yüklemekten sakının, aslında olmayan anlamlar yüklemeyin. Kafanızı kullanın. Bizim her zaman meşgul olan zihinlerimiz, bir sonuçtan diğerine atlamayı, aslında orada var olmayan işaretler üretmeyi ve yorumlamayı sonsuza kadar sürdürebilir.
Eğer kendinizi depresyonda olan, incinmiş, kırılmış birisiyle konuşurken bulursanız, onlara şefkat gösterin ve “can kulağıyla” dinleyin. Ama onların olumsuz duygularının sizde de oluşmasına izin vermeyin.