Sevdiğim bir dergi ama şöyle bir eleştirim olacak gündemde o kadar siyasi konular mevcut ki insan birazcık bu gündemden kurtulmak için edebiyat dergisi okuyayım diyor dergiyi bir açıyor siyasi bir kişilik ile röportaj. Gerçekten bu durumu sevmedim. Parti vs ayrımı yapmadığımı belirtmek için de bu kişiliğin ismini vermiyorum herkes olabilir parti ayrımı yapmaksızın. Biraz kafa dinleyelim diyoruz yine siyasetten kurtulamıyoruz. Tamam dergi olarak bir siyasi görüşünüz var ama bunu edebiyattan sıyrılacak kadar göz önüne koymak ne kadar doğru?
Yusuf, dokuz yaşındayken yetim kaldı ve bu burukluğu, bu yabancılığı ömrü boyunca üzerinden atamadı. Dünyaya, özellikle de şehir insanına karşı hep yabancı kaldı. İnsanların durup dururken birbirlerine yalan söylemelerine alışamadı. O tertemiz bir taşra çocuğuydu ve dünyaya hep yabancı kalacaktı...
Sabahattin Ali, ilk romanı olan Kuyucaklı Yusuf'ta toplumsal olaylara oldukça değinmiş ve eleştirmiştir. Maddi güç ile otoriter olan insanların ne çirkinlikler yapsa da her zaman su üstüne çıkmasını, toplumda paranın her şeyin üzerinde olduğunu ve bu kişiler karşısında fakir insanların nasıl boyun eğdiğini gözler önüne sermiştir. Roman 1937 yılında yayımlanmış olmasına rağmen toplumsal tahlil derinlemesine yapılmış ki günümüzde de bu durum değişmek bir yana kalsın malesef daha da ilerlemiş ve çirkinleşmiştir.
Bir cinayetle başlayan bu romanın bir ölümle sona ermesi... Harika bir anlatım, harika bir hikaye ve harika bir tahlil... Sabahattin Ali eserlerini okurken duygulanmamak ve tüm gerçekliğin acımasızca yüzümüze vurulmasıyla sarsılmamak elde değil.
Ana karakterler:
Yusuf, Kaymakam Selahattin, Şahinde, Muazzez.
Önemli yan karakterler: Hilmi Bey, Şakir, Ali, Kaymakam İzzet, Kübra ve Anası.