Kapalı büyüyen ve bu şekilde bütün tabii arzu ve ihtiyaçlarını içinde hapsetmeye mecbur olan genç kız, gayet tabii olarak, sinirli ve manen bozuk bir mahluktu. Anası onu gezmeye götürürken bir saat saçlarını düzeltmeye uğraştığı halde, ne anasının, ne babasının aklına bu kafanın içi ile de bir parça meşgul olmak düşüncesi gelmemişti. Onlar işportaya konan bir elma gibi onu süsleyip temizlemişler, parlatmışlar, sonra yağlı bir müşteriye okutmuşlardı. Kız yetiştirmekten de gaye bu değil miydi?
Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir. Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığı; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...
-
İtidal : Aşırı olmama durumu, ılımlılık, ölçülülük, soğukkanlılık. (Tdk)
Son derece akıcı, ilgi çekici ve bir solukta okunacak bir roman.
Şu ana kadar yazarın okuduğum ikinci kitabi ilki en ünlülerden olan Medyum(shinning)'du. Bundan dolayı ikisini karşılaştırdığımda benim için Enstitü açık ara önde. Heyecanla okudum.
Özel yeteneklere sahip çocukların kaçırılması ve bazı amaçlar uğruna kullanılmasını anlatıyor.
Burada vicdan azabı yok. Burası girişi olan ama çıkışı olmayan bir cehennem... Enstitü...
Hayalet, şeytan gibi varlıklar yok. Korkmayı bekleyen okurları bu kısım hayal kırıklığına uğratabilir ama çok akıcı ve merak uyandırıcı.
King severler mutlaka okumalı.