Sonunda ayağa kalktı, ıssız kasabanın içine içine götürdü ayakları. Cevizlere gitmek için ayağa kalkmış, yapamamış, kasabaya varmıştı. Hiçbir şey duymuyor, düşünmüyordu. Korkunun ötesinde bir korku, ürküntünün ötesinde bir ürküntüdeydi. Sadece kasabaya yürüyordu, karanlığın içine dalmış.