Hafızamızın, biz yaşlandıkça fazla yük taşımak istemeyen huysuz bir yük hayvanı gibi attığı ağırlıklar en sevmedigi yükler midir, en ağırları mı, yoksa en kolay düşenler mi ?
Gözyaşları içindeki bir erkek neye telâşlandırır bizi ? Ağlayan bir kadını, günlük hayatımızın sıradışı, ama duygulu ve acıklı bir parçası olarak görebilir, içtenlik ve sevgiyle benimseriz onu. Ağlayan bir erkek ise bir çaresizlik duygusuyla doldurur içimizi. Ya dünyanın sonuna gelir gibi yapabilecek şeylerin sonuna gelmiştir bu adam - mesela bir sevdiğinin ölümünde olduğu gibi. Ya da dünyasında bizimkiyle uğraşmayan bir yan vardır; huzursuz edici, hatta dehşet verici bir yan.