"Düşün, bir avuç çekirdek yemem bile onlara zor geliyor. Ben sana hoşgeşlik mi geçiyorum?" Biraz düşünüp "Hoşgeşlik geçecek ne var ki? Biz arkadaş değil miyik? Hoşgeşlik geçmek ne demektir? Bir adamdan bir beklediğin, umudun, menfaatın olursa sen de o adama yağcılık edersin, hoşgeşlik geçersin yani. Senin benden ne menfaatın var?" diye yanıtladım. Epeyce sustu. O susmalarını bir iki damla yaş bozdu. Elinin tersiyle yaşı sildi. Ben ne yapacağımı bilemedim. Ayağımla yere bir şeyler çizer gibi oynadım. İnsanın arkadaşı üzülürse kendi de çok üzülüyormuş.