Muhammed mert

Muhammed mert

, bir kitap okudu
10/10
·382 syf.·
2025 8. kitabı
Sabiha Ateş Alpat
9.7/10 · 139 okunma
Reklam
Turhan bey hatıralarında Keriman'ın dünya güzeli seçilmesini şöyle anlatıyor: "1932'de Cumhuriyet Gazetesi'nin düzenlediği yarışmayı, Keriman Halis kazandı. Aynı yıl Belçika'nın Spa şehrinde 28 ülkenin katılımıyla güzellik yarışması düzenlendi. Keriman Halis, bu yarışmaya Türkiye'yi temsilen katıldı. Günlerce Spa şehrinde kalan güzeller çeşitli kimselerle görüşüp konuştular. Yarışma gününde jürinin önünde kızlar birer birer geçip giyimleriyle, bakışlarıyla, tebessümleriyle puan toplamaya çalıştılar... Jüri, salona geçip puan değerlendir-mesi yapmak istedi. Başkan kürsüye geçerek şöyle dedi: "Sayın jüri üyeleri bugün Avrupa'nın Hristiyanlığının zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslâmiyet, artık bitmiştir. Onu Avrupa Hristiyanları bitirmiştir. Elbette Amerika ve Rusların haklarını inkâr ede-meyiz. Neticede bu, Hristiyanlığın zaferidir. Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman aramızdadır. Bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz. Onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzeli varmış, yokmuş önemli değil. Bu sene gü-zellik kraliçesi seçmiyoruz. Bu sene Hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. Avrupa'nın zaferini kutluyoruz. Bir zamanlar Fransa'da oynanan dansa müdahale eden Kanuni Sultan Süleyman'ın torunu, işte 'mayo ve sütyen' ile önümüzdedir. Kendini bizlere beğendirmek istemektedir. Biz de bize uygun bu kızı beğendik. Müslümanların geleceğinin böyle olması temennisiyle. Türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz fakat kadehimizi Avrupa'nın zaferi için kaldıracağız".
Bir Müslüman, inançta İslâm, ekonomide kapitalist olamaz. Para piyasasının, ekonominin Rabbi olan Allah, sermayenin nasıl kazanılacağını da nasıl harcanması gerektiğini de hükme bağlamıştır. Seküler algılarla kadını para kazanmak için piyasaya sürenler, aileleri temelden sarsıyor. Gelinen süreçte 'daha çok nasıl kazanırım' düşüncesi, zi-hinleri meşgul etmekte. Ekonomik özgürlük adına kızlar/kadınlar, toplumda erkek kadın eşitliği ölçeğinde yerini almaktadırlar. Bu da insan fıtratıyla uyuşan bir durum olmadığından, hayatın dengesini bozmaktadır
Değişimin her türlüsünü İslâm kabul etmez. Değişim; ama değerlere bağlı kalarak. Modernizm, kadını şımarık bir pozisyona getirdi. Modernizm, toplumsal hayatta kadını ve erkeği pervasızlaştırdı. Modernizm, kadın erkek diyaloğunu laubalileştirdi. Modernizm, aile hayatını bozdu. Modernizm, kadının analık vasfını ve duygusunu elinden aldı. Modernizm, erkeğin kavvam sıfatını yaraladı. Modernizm, İslâmî değerlere ait ne varsa değiştirdi. "Ey iman edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız, gerisin geriye (eski dininize) döndürürler de, hüsrana uğrayanların durumuna düşersiniz."(Bakara 149)
Yozlaşma, kendine yabancılaşma, her zamankinden daha fazla yaygınlaştı ve durum, kendini Müslüman addedenler eliyle gerçekleşti, gerçekleşiyor. Modernizmden Türkiyeli Müslüman kadınların etkilenmediğini söylemek. mümkün değildir. Yaşam tarzı olarak İslâm fıkhının ölçülerini hiçe sayan giyim tarzı, tavırlar, kadın erkek ilişkileri, iş hayatı, aile hayatı, çocuk eğitimi, siyaset anlayışı, kısacası hayata dair ne varsa esen modern rüzgârlardan etkilenmiş durumda. Modernizmin eskiye tezat olarak kendini sürekli yenileyen bir olgu olması, kadının da kendi hayat tarzını sürekli yenilemesine neden oldu ki bu, hâlâ devam etmekte. Kadının modernleşme süreci içerisinde en fazla etkilendiği faktör, giyim tarzı oldu. Modernleşme, daha çok batı yönlü bir yenileşme olduğu halde İslâm âlemine de tesir etmesiyle birlikte Müslüman kadının da giyim tarzı büyük bir değişime uğradı.
Reklam