uzunca bir süre
kendine sığınaklar kurup yıktın.düzen..ya da..eylemsizlik.başıboş sürüklenme..ya da uyku.geceleyin devriye gezmeler, yansız anlar, gölgelerin ve ışıkların kaçışı.daha uzun bir süre kendine yalan söylemeyi,kendini sersemleştirmeyi, kendi oyununa gelmeyi sürdürebilirsin belki..ama..oyun bitti..büyük şenlik, ertelenmiş yaşamın yalancı sarhoşluğu bitti..dünya yerinden kıpırdamadı..ve..sen değişmedin. kayıtsızlık seni farklı kılmadı.
ölmedin..delirmedin...
-Uyuyan Adam-
"öyle anlar olur ki boşlukta hissederiz kendimizi – oysa bir yanılgıdır bu: çünkü, aslında, zaten, sürekli boşluktayızdır’da ancak belirli anlarda – arada bir – hissederiz bunu: olup biten ,boşluğa düşmemiz değil boşluktalığımızı duymamızdır; çünkü duysak da duymasak da,zaten boşluktayızdır."
Belki de burası bizim mutsuzluğumuzun başkentidir. ...Ve belki de,hâlâ yaşamaya devam ediyorsak artık buna alıştığımız içindir, elimizden başka bir şey gelmediği içindir.