Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.Önce beklemekten.Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan,ikisi de kötü,ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
Bir yanıp bir sönen ışıklar gibiyim
Yumruk kadar yüreğimde sen varsın
Kutsal kederler içinde seninleyiz artık
Sarı badanalı evlerde baş başayız
Bütün duvarlara gölgen kazınmış
Kokun sinmiş bütün perdelere
Kapılarda parmakların beyaz beyaz
Sokaklarda ayaklarının izi
Ben bu sokaklarda ölsem
Kaldırımlar çekmez ağırlığımı
Söylesem aşkımı asırlar boyunca
Bu ikiyüzlü insanlar anlamaz beni
Sen bu ayrılıklar için mi yaratıldın söyle
Bu zehir zemberek kederler için mi?
Bak bütün orkestralar sustu
Bütün ışıkları söndü dünyanın
Korkma
Haydi uzat ellerini
Geçmiş yılları yeniden yaşayalım bir bir
Bak dinle
Bir seslenen var uzaklardan
Bak dinle
Kader kapıyı çalıyor
Gelme diyorsun
Gelme diyorsun
Bu gel demektir
Mücadele yoksa hikaye de yoktur.
Çünkü hikaye,mücadele etmeye karar vermiş olanın yalnızlığında,ödediği bedellerde ve mücadele sonunda hissettiği o gizemli duygudadır:Huzurlu bir huzursuzluk.