Herbert sustu, Olga da bekledi. Birden, rüzgarın hışırtısını, atın burnundan solumasını, bülbülün ötüşünü hüzünlü buldu Olga. Sanki hayatının bir bekleyiş olduğu ve bu bekleyişin bir hedefi, bir sonu olmayacağı ima ediliyordu. Bu düşünce sarstı onu.