Can kırıklığı

Can kırıklığı
Puan vermedi·83 syf.·
2024 3. kitabı
Hiç ara vermeden bitirdiğim kitaptır, Satranç. Kitabın olağanüstü bir akıcılığı var. Hikayesi uzun süre akılda kalabilecek türden. Zweig'in kitabı bitirdikten sonra intihar etmesi, daha bir önemli kılıyor kitabı. Okuyun okutturun derim.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·160 syf.·
2024 2. kitabı
Kitabı okurken kendimden utandım, ne rahatliklar icerisinde iken bir namaza durmak için bile saatlerce bekliyoruz...rabbim okuduklarimizdan etkilemeyi nasip etsin, kalbimizi imanla doldursun.. Gülseren in hikayesini okurken engelin bedende değil de beyinde oldugunu gördüm.bir günde bitirmelik kitap.size vereceği hap cümlelerle hayatınızı etkiliyor..kalemine sağlık hocam..Allah razı olsun..etrafımızda okunacak onca güzel kutap varken okumamız kendimizi alanımızda geliştirmemiz sonucu olarak müslümanlar geride kaldı, halbuki biz ilim ümmetiyiz.
Davet Yolunda Bir Siyah Bir BeyazRamazan Kayan · Sahra Kitap · 20221,146 okunma
Puan vermedi·480 syf.·
2023 9. kitabı
“Çok fazla kötü insanla karşılaşmıştım ve artık onların her birine karşılık gelecek kadar iyi insanla karşılaşmam gerektiğine inanıyordum.” Bir gecede şöhrete kavuşan bir müzisyen. Tek hedefi başarı olan genç bir magazin yazarı.. Her şey böyle başlamıştı değil mi? Efe ve Mine’nin hikayesi böyle başlamıştı. Rengârenk Acılar’ın hikayesi böyle başlamıştı. Konusu anlatmaya başlayayım. Mine, sosyal medya da kendi hakkında her şeyi gizleyerek magazin yazarlığı yapan bir kız. Efe ise söylediği bir müzik videosuyla Türkiye’nin gündemine oturmuş bir şarkıcı. Tek istediği müzik yapmakken kendini bir anda ünlü olma ve onun getirdiği sorunlarla boğuşurken buluyor. Bu durumlardan sıyrılmak için de magazin dünyasından kendisini soyutluyor. Mine’nin ilgisini de bu şekilde çekiyor. Yeşil Küpeli Kız adıyla magazin haberleri yapıyorken kimsenin hakkında bir şey bilmediği Efe Duran’ı mükemmel bir haber olarak görüyor, Mine. Ve onun yaşadığı yere yakın bir yere taşınayım derken Efe Duran’ın apartmanına taşınıyor. Hem de onun kiracısı olarak. Ve oyun başlıyor.. Beyza Alkoç herkes tarafından bilinen bir yazar. Kitaplarını okumasa en azından bir kere adını duymuştur insanlar. Genellikle yazdığı kitaplarda bir parça imkansızlık var. Karantina da okulun karantinaya alınıp cinayetlerle boğuşulması gibi, Kar Küresinde bir psikolojik merkezin aslında virüs yaymak için kullanılan bir yer olması gibi, 3391 Kilometredeki Ege ve İzmir detayı gibi. Ama No. 26 gerçekten de yaşanabilecek bir hikaye. Karakterlerin her hareketi o kadar normal ve doğal ki. Birçok insanın hoşlanmadığı Efe’nin öfkesi bile çok doğal. Öfke problemi yaşayan çok insan var etrafta ve bundan kurtulmaya çalışan da. Eğer Karantina’yı ya da başka bir kitabını okuyup yazarın dilini sevmediyseniz No. 26’ya tekrar bir şans verin
No.26Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202111,6bin okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2023 8. kitabı
Kitabın ince olması, adı, konusu, kapak resmi okumam için fazlaca merak uyandırdı bende. Başları tam bir hayal kırıklığıydı benim için fakat ortası ve sonu güzeldi. Çoğu kişi mizahi yanını vurgulamış, ben dramatik yönünü daha ağır buldum bazı yerlerde gülümsetmesi dışında mizahi tarafını da göremedim. Bence yazarın mizah yapmak gibi bir çabası yok bu kitapta. Kestane olayını anlamak için tam üç kere okudum. Beklentimin altında bir kitap oldu. Ben ilk insanların güncelerini çok daha farklı hayal etmiştim, kitapta ise özellikle başlarında abartılacak derecede (bazen de gereksizce) kadın erkek farklılığına değinilmiş. İnsanlarımız sanki ilk insanlar değilde, uygarlığın bir noktasından koparılıp hafızaları silinmiş ve her şeyi hatırlamaları için tekrar doğaya salınmış gibiler. Pazar gününü dinleme günü ilan etmişler kendilerine :) Okullar tatil olunca ben hangi günde olduğumuzu bile bilmiyorum :) #181434135 bu alıntının bizdeki muadili için "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." diyebilir miyiz? Dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri de tüm bilgilere deney ve gözlem yoluyla ulaşmaya çalışarak bilimsel bilginin temelini atmalarıdır. İlk insanlar olmalarına rağmen kitapta vahiye ve meleklerin rehberliğine yer verilmemiş. Kitap çok ince sanki ticari bir kaygıyla ya da bir proje için alelacele, özensizce yazılmış gibi. Adem, Hava ve Şeytan'ın güncelerinden oluşuyor. Olayların kronolojisi okurken biraz kafa karıştırıyor. Adem ile Hava'nın bildiğimiz dini ve mitolojik öyküleri ile kitaptaki öykü bazı yerlerde çelişiyor. Kitap bilimsel bir metin değil, kurgu dolayısıya asıl öykünün birebir aynısı olmayacak tabiki ama yine de böyle en önemli detaylarda çelişmesi benim gözümde puan kaybettiriyor. Spoiler İçerir Havva'nın Cennette acı ve korku duygularını yaşaması çok
Adem ile Havva’nın GüncesiMark Twain · Fol Kitap · 20217,1bin okunma
10/10
·624 syf.·
2023 7. kitabı
.... Adıyaman'da Merve Apartmanı'nın enkazından 77 yaşındaki Fatma Güngör, depremin 212. saatinde kurtarıldı.... Son olarak Hatay'da 13 yaşındaki Berat Yücel, 209 saat sonra enkaz altından kurtarıldı. Berat'ın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Küçük çocuğun yakınları, Berat'ın depreme odasında yakalandığını, enkaz altında geçirdiği sürede ise kitap okuduğunu söyledi.... Çok kötü şeyler de okudum. Kanım dondu. Yemin ederim kendime gelemedim dakikalarca. Konuşamadım. Biliyorum anlık bir şekilde oldu. Geçecekti. Ama bana öyle hissettireni yaşayan nasıl unutur? Daha neler neler... Ama onları aktarmak istemiyorum geleceğe. Rabbim. Sen düşüncelerime, inancıma musallat olmuş bu şeytani benden uzaklaştır. Bir depremde benim beynimde. Önce ölümden ötesi yok dedim sonra bu hayal kırıklığına dönüştü... Allah imanımı enkaza çevirmesin, vallahi çok korkuyorum çok. Kıl üstünde gidiyorum. Deprem alemimi vurdu. Birden ne kadar safiyane düşündüğümü hatırladım. Kanayım, kandırmayayım her zaman. Amin. Bunca canın ardından herkes bir şeyler söylüyor. Ben çok şey hissediyorum ama anlatmaya gelince o kadar var değilim. Gittikleri yer güzel olur inşallah diye dua ediyorum. Bu süreci takip etmeye yürek dayanmıyor. Zor ki zor. Ben kendi adıma Allah'ım sen nasip et bir şeyler yapmayı diye dua ettim, ediyorum. Duanın gücüyle bir şeyler olduğuna da şahit oluyorum. Ne kadar zorlarsa zorlasın şartlar, iyilere, güzelliğe, Rabbime güveniyorum. Bu hatmimizi depremde hayatını kaybedenlerin ruhuna, hâlâ kurtarılmayı bekleyen, umut umut topraktan fışkıran depremzedelere, bir de bu bekleyişe ortak olduğumuz için bizlere, kalanlara ferahlık olması niyetiyle okuduk. Kabul et ya rabbim.
Kur'an'ı KerimKolektif · Seda Yayınları · 20132,991 okunma