“Her ne kadar ona söyleyemesem de
bu kadını seviyordum. Onun için orduları karşıma alırdım, ölürdüm de öldürürdüm de. Bundan daha büyük bir gerçek yoktu”
Onlar sadece kardeş ya da arkadaş değildi. O çocuklar, bir elmanın iki yarısıydı, yarım cümlelerle konuşuyor ve tek kelimelik cümleleri kendilerine ait bir dilleri varmış gibi kullanıyorlardı.
“Tecrübelerime göre uğruna çaba harcamaya değecek çok fazla insan yok. Bana en yakın olan insanlara her
şeyimi vermeye ve bu insan çemberini küçük tutmaya çalışıyorum. Birçok insan için idare eden biri olmaktansa bir avuç insan için harika olmayı tercih ederim.”