Düşmanları yüzünden bu dünyada yersiz yurtsuz kalan şair, o korkunç öbür dünyayı yurdu beller olmuştu..Bu dünyada sevdiği her şeyden koparılıp sürgüne gönderilince öbür dünyayı düşünmeye başlaması normal değil mi?
“Duyguların zamanla, çok kullanılmış bir mutfak bıçağı gibi körelmesi nasıl bir histir acaba? Benimkilerse hafızanın bile taşında bilenir gibi giderek keskinleşiyordu…”
“Mevlana’nın hikayesini bilir misin? Evinin penceresinden kırlara bakıyormuş… Orada, uzakta, bir leylekle bir çulluğun yan yana yürüdüklerini görmüş. Bu iki ayrı cins hayvanı birleştiren nedir diye düşünmüş, merak etmiş bu arkadaşlığı.. Kalkmış gitmiş yanlarına kadar.. Bakmış ki, ikisi de topal.”