Aslı Karabıyık

Karenin köpek değil de insan olsaydı, Tereza'ya çoktan, "Buraya bak, her gün şu çöreği ağzımda tutmaktan bıktım, içime fenalık geldi. Değişik bir şey gelmiyor mu aklına?" demişti bile. İşte insanoğlunun bütün bahtsızlığı burada yatıyor. İnsan zamanı bir döngü izlemiyor; onun yerine dümdüz bir çizgide ileriye doğru gidiyor. Insan bu yüzden mutlu olamıyor; mutluluk yinelenmeye duyulan özlemdir. Evet, mutluluk yinelenmeye duyulan özlemdir, dedi Tereza kendi kendine.
Sayfa 318 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Büyük Yürüyüş dünyanın kayıtsızlığına karşın sürüp gidiyor ama giderek daha sinirleri yıpratıcı, baş döndürücü oluyor; dün Vietnam'ın Amerikalılar tarafından işgaline karşı, bugün Vietnamlıların Kamboçya'yı işgaline karşı; dün İsrail için, bugün Filistinliler için; dün Küba için, yarın Küba'ya karşı - ve hep Amerika'ya karşı; zaman zaman kıyımlara karşı, zaman zaman başka kıyımlara arka çıkmak üzere; Avrupa hep ileriye doğru yürüyor, yürüyor, hiçbir olayı kaçırmasın, her birine yetişsin diye; adımları hızlandıkça hızlanıyor, öyle ki sonunda Büyük Yürüyüş koşan, dörtnala koşan bir insan sürüsü olacak ve platform da günün birinde tek bir nokta olup çıkana kadar küçülecek, küçülecek.'
Sayfa 285 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
'Platon'un Sölen'indeki ünlü efsane aklına geldi ansızın: Tanrı onları ortadan ikiye ayırıncaya kadar bütün insanlar hermafroditti, o zamandan beri bu yarılar birbirlerini arayarak dünyanın dört bir bucağında gezinip duruyorlar. Aşk kaybettiğimiz yarıyı özleyişimizdi iște!
Sayfa 257 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Babasının evi terk ettiği gün, Franz'la annesi birlikte kěnte indiler ve evden çıkarlarken Franz annesinin bir ayağına başka pabuç giymiş olduğunu fark etti. Ne yapacağını şaşırmıştı; yaptığı yanlışlığa dikkatini çekmek istiyor ama bir yandan da annesini incitmekten korkuyordu. İşte bu yüzden, kentte birlikte yürüdükleri süre boyunca gözlerini annesinin ayaklarından ayıramadı. Acı çekmenin ne demek olduğunu ucundan kenarından ilk sezişi böyle oldu.
Sayfa 101 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
IGözü "daha yükseklerde bir yerde" olan herkes günün birinde gözünün kararabileceğini hesaba katmalıdır. Nedir göz kararması? Düşme korkusu mu? Peki ama gözetleme kulesinin sapasağlam tırabzanları da olsa bu korkuya kapı-lınzz; neden? Yok, göz kararması düşme korkusundan farklı bir şey. Bizi çağıran, bizi kışkırtan, altımızdaki boşluğun sesidir göz kararması; düşme arzusudur, bu arzunun karşısında dehsete kapilir, kendimizi korumaya çalisirz.'
Sayfa 70 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı