Aslı Karabıyık

Ölülerin ağırlaştığını okumuştum bir yerde. Diriler de hatıralar üst üste bindikçe yıllar içinde ağırlaşıyordu böyle. Hele benim gibi ölmeye gidenler, artları sıra bir günah panayırı gibi sürüyorlardı demek tangırdayan geçmişlerini. Ne çok gürültü var, ne meşakkatli şey taşıması insanın kendi kendini. oysa yıllarca kendimi taşımayı bildiğimi sanmıştım. Yek başıma nakliyat firması, tek kişilik türkü türkü türkiyem programındaydım. Öldürmeyen güçlendiriyor mu bilmem ama hakiki zorluklar mıh gibi ayakta tutuyor insanı. Ancak her şey olup bittikten sonra ortaya çıkıyor hasarın hakiki boyutları. mesela ben kaçarken yorgun değildim, durup arkama bakınca yorulduğumu anladım. öldürmeyen güçlendiriyor mu bilmem ama güçlendirmeyen öldürüyor sonunda. Güçlü olmaya çalışmaktan yıldım.
Sayfa 241 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bahçede top oynarken düşmüştü cuma günü,kolunu tutarak kalkmıştı yerden,o zaman mı oldu acaba? Ali , ne olur biraz yavaş koşsan. Sen düştüğünde benim dirseğim acıyor. Bilmiyorum Ali bu nasıl oluyor ama vallahi de billahi de oluyor.
Sayfa 169 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
O gün evden getirilen yemekler içinde en çok kuru köftelerden yemiş, lıkır lıkır sarı gazozu içmişti. Ben de ne kadar benzediğimizi görüp beni sevsin diye bütün gün ortalıkta elimde çatala takılmış soğuk bir köfte ve içindeki ısınıp sidik kıvamını almış bardakla gezmiştim. Ali bak, demeye getirmiştim, ne çok ortak noktamız var. Köfteler, sarı gazozlar. Ali , beni çok sevsen keşke. Biraz da olur.
Sayfa 168 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Hani çocuksundur, kaygısızsındır. Sıcak bir yaz günü denizin üstünde sırtüstü uzanmış, bedenini saran ılık suyun sokulgan, minik dalgalarıyla hafif hafif sallanmaktasındır. Güneş gözlerini kamaştırdıkça, ıslak kirpiklerinin arasında rengarenk dönen dünyaya bir çiçek dürbününden seyreder gibi bakmaktasındır. Kumsal canın istediğinde çabucak varabileceğin kadar yakında, istemediğinde sana ilişemeyecek kadar uzaktadır. Tepede güneş sarı, sıcaktır, altında deniz mavi, ılıktır ve hayat önünde uçsuz bucaksız bir oyun parkı gibi uzanmaktadır. Yarını düşünmezsin yine de. Şimdiye evin gibi sığınmışsındır.
Sayfa 141 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Kendini gerçekleştiren kehanet.Ben iyi bir kâhindim.Yazgımı korkumla besleyerek, korktuğum başıma gelene dek aynı hikayeyi baştan yazmayı, asıl yaramı görüp elimden tutamayacağı bariz insanlar seçip malum sonu garantiye almayı hep becerdim.
Sayfa 130 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap