"Yani sence de zor değil mi? Hiç tanımadığın, belki de hiç görmediğin bir insana karşı böylesine sadakat göstermek.. Kötü demiyorum, yanlış anlama. Evleneceğin insana karşı bu kadar hassas olmak güzel ama sence bu biraz... İmkansız değil mi?"
Bana hak verdiğini belirtircesine başını sallarken, "Haklısın Betül" dedi. "Bu gerçekten biraz imkansız ve aslında bir bakıma çok elzem bir şey değil, değil mi?"
"Ciddi misin?" diye sordum ne söylediğini anlamaya çalışarak.
"Evet belki yıllar sonra tanışacağı bir insan için böylesine sadakat göstermek herkesin yapmak isteyeceği bir şey olmazdı sonuçta." kaşlarımı çattım, gözlerime baktı. "İşte bu yüzden," dedi. "Asıl sadakat, ileride evleneceğin insan ya da başkasına değil, Rabbine."