Yüreğini Haramdan Sakın (Gözlerini Haramdan Sakın #2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
7,8bin
Gösterim
Adı:
Yüreğini Haramdan Sakın
Alt başlık:
Gözlerini Haramdan Sakın #2
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752468122
Orijinal adı:
Yüreğini Haramdan Sakın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Portakal Yayınları
Baskılar:
Yüreğini Haramdan Sakın
Yüreğini Haramdan Sakın
Sakınılan bir bakışla başlayan Gözlerini Haramdan Sakın yolculuğunun okyanusvâri rüzgârı Yüreğini Haramdan Sakın'la esmeye devam ediyor...

Artık buradaydı Betül, ulaşılmaz dediği adamın o çetin sınırlarının hemen dibinde... Yakınındayken daha sert esen Ömer'in rüzgârı artık Betül'ü daha fazla sarsıyor fakat o huzurlu serinliği de daha özel hissettiriyordu. Aralarındaki onca mesafeden geriye kalan sınırları aşmanın neler getireceğinden ikisi de habersizdi. Fakat bir gerçek vardı; artık o rüzgârda savrulan yalnızca Betül olmayacak, Ömer de kendi rüzgârının tadına bakacaktı.

Tehlike yaklaşmaya, silahlar patlamaya ve güneş de umursamazca parıldamaya devam ediyordu.

... "Gözlerini açıp bana döndüğünde montumu tutup beni kendine çekti ve başımı göğsüne yasladı. Kahkahalarım karnımı ağrıtacak boyuta ulaştığında yüzümü kazağına doğru çevirdim. Kazağı gözyaşlarımla ıslanıyordu. Zor çıkan sesimle, "Şükür..." dedim. Öylesine değildi, tüm samimiyetimle söylemiştim; şu an için denilebilecek en güzel kelimenin bu olduğunu hissettiğim için...

Ömer önce güldü ve başım göğsüyle birlikte birkaç kez kalkıp indi. Sonra da omzumu biraz daha kendine bastırıp derin bir nefes aldı ve, "Şükür..." dedi; benim gibi..."
528 syf.
İncelememin geç olmasının nedeni basit cümlelerle geçiştirmek istemedim bu kitabı.
Yazar öyle güzel harmanlamış ki kelimeleri, cümleler birbirleriyle haşrolup sayfalara dökülmüş. Hayatımın dönüm noktası olan kitaplardan bir tanesi. Ömerle gözlerimi sakındım, bocaladım. Betülle birlikte inat ettim, vazgeçmedim,uyudum, başım ağrıdı. Birlikte kavga ettik, güldük, hayran olduk. Ben romanda değil sayfayı her kelimeyi her acıyı, huzuru hissettim, hissettirdi yazar. Pürüzlü sayfalar elimde azaldıkça heyecanlandım. Sindire sindire bitirmek istedim aynı zamanda bitmesin istedim. Bazen kızdım, bazen haklı dedim. Dili sade ve yalın, uslübu gayet hoş. Konu olarak Ömer' in Betülü koruması gerekmesi üzerine inaçlarını sarsmamak üzere imam nikahı kıyması ve sonrası gelişen olaylar. Ve son olarak bu kitap: Yelkenlerini açtı efkar deryamda katre katre üfürdü gemisini, güvertesinin kokusu sindi efkar deryamın sahillerine .
Kesinlikle okunmalı, inşALLAH okursunuz ve beğenirsiniz.
528 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Güzel bir kitabın daha sonuna geldik .. Biraz buruk hissediyorum nedense kitap serisinin sonu değil tabii 3. Kitabi daha var ama onu ne zaman okurum belirsiz ..

Kitabın anlatım tarzı, karakterlerin duygularını okuyucuya hissettirmesi açısından akıcı ve güzel bir kitaptı ama daha az aksiyon olabilirdi bu artık sonlara doğru baydı beni .. Kitapta Islam içeriklerine yer verilmiş ve gayette güzel anlatılmış ama aksiyonla birleşince aklıma Bad Boy kitapları gibi geldi ama tek fark oğlan Islama uygun yaşayan bir ketum :D

SPOILER

Ömer karakterimizin davranışları ve onun dengesizliği yüzünden oluşan Betülün dengesizliği beni yordu.. Valla ben çıldırcaktım sonunda Betül yerine ! Durmadan geçiştirme ve baştan savma açıklamalar fln sonunda kız merak ediyor sormaya devam ediyor tabii sonuç Ömer efendinin bağırmasıyla sonlanıyor. Bu durum beni çok rahatsız etti, tamam polissin saklaman gerekiyor bazı şeyleri ama biraz çıtlat ki kız da rahatlasın yani sonunda Ömer de gördü açıklamayınca bazı şeyler nasıl sonuçlandı. Bir de erkeklerin bir şey yapınca bir pasta veya özürle her şeyin düzeleceğini sanmalarına çok gülüyorum, öyle sanmaya devam etsinler :D Kadınlar affetseler bile asla unutmazlar ! Son olarak bahsetmek istediğim diğer konu da Ömerin sahte ölumüyle ortadan kaybolmasındaki açıklaması bir yere kadar Okey dedim ama yok işte bu seni daha güçlü yaptı birlikte olsaydık bu kadar kendini gelistiremicektin ( Islama göre) fln diyince off dedim yani (sanki burda Ömer kendisini de kandırıyor o çekilen acı bir anlam bulsun diye belkide) burda Betül e sonuna kadar hak veriyorum Hiç geri adım atmasın valla Ömer efendi rol yapmalarını da alışkanlık haline getirdi zaten !

Bu kitabı 16-18 yaş arasında okusaydım eminim çok beğenir ve etkisi altında kalabilirdim ama bilmiyorum belki de çok kitap okuduğumdan çok da etkilenmedim. Aksiyon yerleri beni çok sıktı hatta bir kere o sahneler tam bir klişeydi her neyse çok uzattım incelememi :D

Kısacası,

Tavsiye Edilir ^-^
çok güzel bi kitap okumanızı tavsiye ederim gözlerini haramdann sakının 2. kitapı yüreğini haramdan sakın 3. kitap ta ruhunu haramdan sakın adlı kitapların hepsi çok güzel merve özcanın kitapları
528 syf.
·4 günde·5/10 puan
İkinci kitap da ilki kadar güzeldi, ilki benim için daha özeldi ama gerçekten sevdim. Birçok olayın iç içe geçmesi kitabı sevmemin en büyük sebeplerinden biri oldu. Heyecan da var, inançlarımız da aşk da var içinde. Hayatın ufak çaplı aksaklıkları, aile ve arkadaşlık, kendimizle çeliştiğimiz anlar vs. İlk kitapta da demiştim yazar bizi bir kitaba değil bir hayatın içine çekiyor ve bence en güzel olan da bu. Karakterleri size yanınızda oturuyorlarmış gibi sevdirebilmek ayrı bir yetenek bana soracak olursanız.

Bir de kalemi daha kuvvetli hale gelen yazar beni bol bol mutluluğa hapsetti bu kitapla. İki karakteri de tanımak beni sevindirdi. Ömer benim için ayrı bir özeldi tabii ama bunun sebebi sandığınız gibi ona âşık olmam değil, tabii o da var ama göz koymuyoruz tabii Betül kıskanır.

Kısaca iyi ki merak etmişim de merakıma yenilmişim diyorum. Kitaplığımda özel bir yeri olacak daima bu serinin.

Puan kırmaya gönlüm el vermiyordu fakat objektif olabilmek adına kitaba olan aşkımı bir kenara bırakıyorum birkaç saniye. İlk kitapta yalnızca bir cümle beni rahatsız etmişti, aşırıya kaçmayan teknik hataları bir Sarai vakası olmadıkça dillendirmemeye çalışıyorum. Gözlerimin gereğinden fazla eleştiriye meyilli olduğunu ben de biliyorum zira.
Puan kırdığım birkaç mesele var kitapta. Birincisi kahraman bakış açısı ile yazmak zor olduğu için aslında. İlk kitapta Betül'den arta kalan kısımları doldururken hiç zorlanmamış yazar fakat ikinci kitabın ilk kısımları ve sonlara yakın bir bölümü sürekli kısa aralıklarla verilen fikirler ve uykuyla geçiştirilen kısımlara ayrılmıştı. Bir yerde toparlıyor ama sonra tekrar maruz kalmak dile getirmek zorunda bıraktı.
İkinci olarak Betül'ün kendini bulma serüveninin dışında olmak beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattı. İlk kitaptan beri en çok beklediğim şey bu değişimin nasıl olacağıydı çünkü eski Betül şeffaf bir şekilde karşımızdayken yeni Betül ve öğrendiği dersler bizden ayrıydı. O derslere ihtiyacı olan çok fazla insan olduğunu düşünüyordum ve gerçekten çok istemiştim okumayı. Umudum insanların merak etmesi yönünde yalnızca. Bu yolculuk merakla başlıyor çünkü.
Üçüncü olarak aksiyona ve drama dair son kısım beni biraz bunalttı. Başta ne kadar Betül'ün tepkisini anlıyor da olsam epeyce abarttığı kısımda gözlerimi devirmek ve oflamak istedim. Tahmin edilebilir şekilde ilerleyen aksiyon da eklenince son bölüme kadar kitabın modunun düştüğünü söylemem gerek. Sevdiğim bazı klişeler olsa da Yeşilçam bunlardan biri olmadı hiçbir zaman. Son bölümlerin güzelliği neyse ki gönlümü almayı başardı.

İşte böyle. Devamı nasıl olacak bilmiyorum, tahminlerim elbette var ama çok bilmiş gibi görünmek de istemediğim için yazılana kadar sabırla bekleyeceğim. Kitaplığınızda yer açmanızı önerdiğim kitaplardan biri daha bitmiş oldu böylece.
528 syf.
·Beğendi·9/10 puan
GHS'nin ikinci kitabı olan bu kitabin yeri bende bambaşka.. o kadar heyecanlı ve sürükleyiciydi ki elimden bir an olsun bırakmadım bitirene kadar. Bu kitap benim arkadaşlarımdan kıskandığı mi bir kitap.Tavsiye ederim...
528 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
İlk kitaba 10 puan verdiysem 2. Kitaba 100 puan falan vermeliyim o kadar güzeldi. Dün sabah başlamıştım hemen de bitti.

Kitabı bitirdiğim de nerden nereye dedim. Kitabın başında mafyanın yanına meyve bıçağıyla giden Betül'den nerelere vardık dedim ajajaj.

Konusuna gelirsek, Ömer ve Betül evleniyorlar. Mahkeme gününe kadar da belgeleri saklayıp kaçmaları lazım. Fakat bu o kadar da kolay olmuyor...
528 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Haramdan sakın serisinin en güzel ve en uzun kitabıydı. Çok akıcıydı. Çok güzel bir kitaptı.
Kitapta Betül'ün Ömer'e küsme sahnelerinini sevmiyordum.
Bence Wattpad ten çıkan en güzel serinin kitabı. Okuyabilirsiniz çok güzeldi.
528 syf.
·Puan vermedi
Arkadaşlarımın arasında çok popüler olan bir kitaptı bu. Öncelikle şunu söylemeliyim, wattpadden çıktığı gerçeğini ve o sitedeki hiçbir nitelik taşımayan hikayeleri düşünecek olursak evet, bu kitap bir şeyler başarmış. Ama ne kadar yeterli? Amacım yazarı veya eserini hedef almak değil ama ben beklentimin altında bir eserle karşılaştım. Daha doğrusu şöyle izah edeyim, bu kitap "muhafazakar" olarak nitelendirilen gençler arasında yaygın olan hatta bu tür genç kızlarımızın öve öve bitiremediği bir kitap ama içerisinde "yoğun" bir din konusu işlenmiyor. Zaten kitap romantizm kategorisindeydi. Bu da yazarın böyle bir iddiası olmadığını gösteriyor. Ama bizim gençlerimiz sanki bu kitabı okuduktan sonra haşa Kur 'an okumuş gibi etkilendiklerini anlatıyorlar. Bunların bu hallerini görünce insan merak ediyor, ben de bir okuyayım bakayım nasıl bir kitapmış, diyor sonradan da aradığını bulamıyor.
Tüm bunları bir kenara bırakırsak kitap gayet akıcı ve sürükleyici. Öyleki kitabı ele aldığınız andan itibaren sürekli "acaba sonra ne olmuş?" diyorsunuz ve böyle böyle son sayfaya kadar geliyorsunuz. Birkaç günde hatta belki bir günde bitirebileceğiz bir kitap. Betül ve Ömer'in konuşmaları da oldukça eğlenceli.
En başta dediğim gibi amacım yazarı veya eserini hedef almak almak değil. Sadece kitabın insanlarda bırakmış olduğu izlenimi kırmak. Bu kitabın karakterlerinin "dini mükemmel bir şekilde hayatlarına dökmüş" olduklarını düşünmüyorum. Ama en azından wattpaddeki diğer sözde "islami kitaplar" gibi adı "MafyAşkım" falan değil. Buna da şükür. İleride daha iyilerini görür, okuruz İnşAllah.
528 syf.
·34 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu seri öyle bi' seri ki; kitabın arkasındaki açıklamayı okurken bile ağzım kulaklarımda olabiliyor. Bilmiyorum, sadece ben mi böyle oluyorum ama çok güzel bi' his olduğuna eminim. Ben, hayatım boyunca hiçbir kitaba bu kadar bağlı kalmadım. Hiçbir kitaptan bu kadar etkilenmedim ve hiçbir kitap karakterlerinin hayatlarına dahil olmuş hissetmedim. Sanki Ömer ve Betül'le birlikte o hayatı yaşıyormuş gibiydim.. Hayatlarının her anında onlarla birlikteydim. Ömer'in Betül'e masumca bakışında bile çok mutlu olabiliyordum. Sanırım gerçekten böyle aşklara ihtiyacımız var.. Ve yine sanırım asla böyle aşkı bulamayacağız çünkü GÜNSUR çifti tüm aşkı kendine almış. :) Zannımca böylesine naif aşka sahip olamayacağız diye okurken gülümseyip, yaşadıklarını hissediyoruz. Ve hayatımızın her alanında -kendimi baz alarak söylüyorum,- Ömer ismini duyduğumuzda gülümsüyoruz.
Bu adam zihnimle oynuyordu. Bu adam dengemi altüst ediyordu. Bu adam yüzünden saatlerce ağlayabiliyordum. Fakat yine bu adam yüzünden akımına kapılmanın imkansız olduğu sonsuz güzellikte duyguları tadıyor ve o güzel rüzgarında savruluyordum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yüreğini Haramdan Sakın
Alt başlık:
Gözlerini Haramdan Sakın #2
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752468122
Orijinal adı:
Yüreğini Haramdan Sakın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Portakal Yayınları
Baskılar:
Yüreğini Haramdan Sakın
Yüreğini Haramdan Sakın
Sakınılan bir bakışla başlayan Gözlerini Haramdan Sakın yolculuğunun okyanusvâri rüzgârı Yüreğini Haramdan Sakın'la esmeye devam ediyor...

Artık buradaydı Betül, ulaşılmaz dediği adamın o çetin sınırlarının hemen dibinde... Yakınındayken daha sert esen Ömer'in rüzgârı artık Betül'ü daha fazla sarsıyor fakat o huzurlu serinliği de daha özel hissettiriyordu. Aralarındaki onca mesafeden geriye kalan sınırları aşmanın neler getireceğinden ikisi de habersizdi. Fakat bir gerçek vardı; artık o rüzgârda savrulan yalnızca Betül olmayacak, Ömer de kendi rüzgârının tadına bakacaktı.

Tehlike yaklaşmaya, silahlar patlamaya ve güneş de umursamazca parıldamaya devam ediyordu.

... "Gözlerini açıp bana döndüğünde montumu tutup beni kendine çekti ve başımı göğsüne yasladı. Kahkahalarım karnımı ağrıtacak boyuta ulaştığında yüzümü kazağına doğru çevirdim. Kazağı gözyaşlarımla ıslanıyordu. Zor çıkan sesimle, "Şükür..." dedim. Öylesine değildi, tüm samimiyetimle söylemiştim; şu an için denilebilecek en güzel kelimenin bu olduğunu hissettiğim için...

Ömer önce güldü ve başım göğsüyle birlikte birkaç kez kalkıp indi. Sonra da omzumu biraz daha kendine bastırıp derin bir nefes aldı ve, "Şükür..." dedi; benim gibi..."

Kitabı okuyanlar 870 okur

  • Asiye Bayram
  • Aslı Taylan
  • Gülcan Güneş
  • Azime Gül Bıyık
  • kahvekokusuveyasamak
  • Nisanur Bayram
  • simyacı paul
  • mahparen
  • samsama
  • Büşra Duyan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.8 (49)
9
%4.5 (15)
8
%3 (10)
7
%2.1 (7)
6
%0.9 (3)
5
%0.3 (1)
4
%0
3
%0.3 (1)
2
%0
1
%0.3 (1)