Tutunamayanlar.
İlk cildin yayımlanışında bile gizli bir ürpertiyle, hoşgörüyle maskelenmiş âtıl bir öfkeyle karşılanmış olması şaşırtıcı değildir aslında:
Kıdem esasına göre düzenlenmiş bir “edebiyat ortamı” na, okulsuz ve alaysız onun için de okursuz ve alaycı bir konuk geldi sanılmış, bu amatör hayaletin nasıl olsa ‘ tek ‘ kitapta kalacağı düşünülmüş, gene de bu ‘ tek ‘ kitapla ( bile ) kalacağı fikri kolay kolay sindirilememiştir.
Oğuz Atay, gerçeğin bağrından filizlenen oyundan, oyunun uzandığı ölümden, ölüm duyusundan doğan yaşantı damlasından, gözyaşında titreşen çılgın kahkahadan, delilikte tüneyen akıldan, akıldan türeyen gönülden örülmüş o çok gülünçlü ve çok acıklı dünyası ile Türk aydınını ve her şeyi yeniden kapsayacaktır yakında.