Sonra o gidermiş. Ne akıl kalırmış geriye ne de o eski dert ettiğin şey. Hevesler kursakta kalırmış ve gidişiyle her şeyi alır götürürmüş. Ve ancak sevdiğin gittiğinde anlayabiliyormuşsun güneş doğmadan uyuyamamanın ne demek olduğunu.
"Gitmeyecekmiş gibi neyi seversen, sevdiğin şeyin gidesi gelir hemen. Kırk yıl kalası olanı bile Allah'tan öne koyduğun zaman gidesi gelir.Öyledir işte bu dünyanın kuralı. Kalanları sen sevemezsin, sevdiklerin de giderler zaten. Gittikleri yerde kalırlar mı? Allah'tan çok sevilenler hep giderler hiçbir yerde hiç kalmadan giderler işte. Hem gelmek, bir anlamda da "vakti gelince gidicem bak, ona göre sev beni " demek değil midir?