Çok şey görmüş ama unutmuş gözler, duyduklarının yarısından çok daha azına inanan kulaklar,
söylediklerinin sorumluluğunu almakla almamak arasında kararsız biriyim ağız. Buna yüz çizgilerinden karakter okuma ve zamanında yediği iki yumruktan alınamamış intikamın acısını taşıyan bir burun ekleyin. İşte Remzi Ünal!
Dört nefes sonra dün sabahki Remzi Ünal kalktı geldi bir yerlerden, nereden geldiyse. Dün sabahki, önceki sabahki, daha önceki sabahki. Bugün ne yapacağını bilmeyen yani. Olsun. Bendim ya. Ben. Remzi Ünal.
Akşamın pasını üzerimden atmak için uyudum. Unutmak için uyudum. Belki güzel bir rüya görürüm diye uyudum. Rüya görmedim ama. Gördüysem de hatırlamıyorum. Bazıları hatırlanmazmış.