Moonlight

Moonlight
@Moonlight5
Sonra teknoloji öyle bir yere geldi ki, dünyanın bütün kent­leri, hayatları, çölleri, dağları, insanları, avuçlarımızın içine sığdı. Artık hayal kurmuyorsunuz Fotoğraftan bir gerçeğe bakarak her yeri, her şeyi biliyorsunuz! Aslında bu imkân bizi hiç düşünmediğimiz bir yabancılaşmanın da tam ortasına bı­ rakıyor. İçinde yaşamadan tuhaf bir yalnızlıkla kuşatılıyoruz. Bu, giderek bizi bir korkunun içine atıyor. Bilmediğimiz ha­yatları yaşamadan tüketiyoruz. Oysa, içinde yaşamak öyle mi? Önceden uzak bir merak olan hayatlar artık bizim hatı­ramız oluyor. Bizi, halka halka dünyanın sınırlarına taşıyor. Hayal, yaşamanın elifiyse, gerçek, büyümenin ve güzelliğin bütün harfleri oluyor.
Sayfa 51 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Bizim çocukluğumuzda nineler, teyzeler, halalar masal­lar anlatırlardı. Hiç görmediğimiz yerlerin hayalini kurmayı o masallar öğretti bize. Sonra kitaplarla sürdü bu öğrenme. Aslında olan şuydu; sözler, yazılar bir resim çiziyordu. Bir çöl resmi, dağ resmi, deniz diplerinin resmi, büyük kentlerin, ışıklı caddelerin resmi, buralarda çırpınıp duran kadınların erkeklerin resimleri.
Sayfa 50 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Bellek bizim hem ödülümüz hem cezamızdır. Bizim ken­dimizle ve dünyayla kurduğumuz ilişkiye göre, yaşadığımız gerçeğin bize verdiği acıya ya da sevince göre, geçip geldiği­miz geçmiş aklımızda kalbimizde gövdemizde istediği gibi at koşturacaktır. Bu, bir gün kötü bir hatırayı güzelleştirecektir, bir gün yaşadığımız sevinci karartacaktır.
Sayfa 49 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Eğer siz, yeteneğinizin size bağışladığı yaratma büyüsü­nü, başka hayatların, başka zamanların, başka acıların, rüya­ların, başka akılların büyüklüğü ile büyütmezseniz, payınıza ancak ölü bir tekrarı bir daha tekrar etmek düşer.
Sayfa 48 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Hayat, insanın bütün yaşadıklarını şaşkınlığa çeviriyor, hayranlığa çeviriyor, unutma masalına çeviriyor, anlamanın azabına çeviriyor. Bazı duygular söze gelmiyor. Söylemekle anlaşılmıyor. Kal­bimizdeki boğuntu biraz daha ağırlaşıyor. Bizi, gerçeğimize bi­raz daha gömüyor. Dilsiz çana çeviriyor.
Sayfa 46 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam