Gökler konusunda, somut olarak evrenin, üzerlerinde her türden varlığın bulunduğu çok çeşitli gökcisimleriyle dolu olduğunu düşüncesinin oluşmasını sağlayan şey bütünlük ilkesidir. Bu bağlamda, söz konusu ilkeye çok şey borçlu olduğunu ve sadece Copernic
evrenbiliminin gelişmesine katkıda bulunmakla kalmadığını görmek için Nicolas Cues ve onun tanınmış eseri Bilinen Cehalet'e( De docta Ignorantia,1440) bakmak yeterli olacaktır.
İtiraf etmekte fayda var, Blanqui'nin tezi baş dödürücüdür; Dünyanın, olası her şeyin bir kopyasından ibaret olduğunu düşünmek oldukça rahatsız edicidir. Acaba, tezin büyük bir başarı elde dememesi de bu yüzden midir?
Böylece Blanqui'nin hayat hikâyesinde çok sayıda çatallanmalar oluşur; sonsuz sayıda başka gezegenlerde, mümkün olduğu ölçüde, belki de Taureau Kalesi'ne hapseldilmemiş sonsuz sayıda başka Blanqui'ler olmuştur; yine sonsuz sayıda başka gezegenlerde, belki de bu kitabı yazmak için eline kalemi hiç almamış sonsuz sayıda Blanqui'ler vardır; sonsuz sayıda başka gezegende... Ve bu böyle sürer gider.
Bu insanlar için gerçektir. Bu dünyanın gerçeğidir. Evrende sonsuz defa tekrar bulunmayan ne bir çakıl taşı, ne bir ağaç, ne bir dere, ne bir hayvan, ne de bir insan vardır. Bu sonsuz çoğalma bir ifşa değildir. Blanqui'ye göre bu zaten mantığın bir gereğidir.