Merak ettiğim ve ilgimi çeken bir konu olmuştur hep. Sade ve akıcı bir dil ile anlatılmış konuyla ilgili bilgilendirici aynı zamanda ilgi duyanlar için bir el kitabı niteliğinde olmuş. Okumanızı tavsiye ederim.
" Paralel ya da çoklu evrenler tezinin kişisel kimlik sorununu ortaya çıkarması bakımından son derece değerli bir tez olduğunu ifade etmek gerekir. Yani sonuç olarak sorulması gereken soruyu içeren sorun:" Beni ben yapan sizi de siz yapan nedir? "
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğer dünya sonsuz olsaydı, bu devam eden bozulma, beraberinde örneğin dağların ve tüm çıkıntıların aşınmasını getirirdi. Yerkürenin yüzeyi dümdüz olurdu. Dönemin bilginleri bu defa Dünya ya da evrenin ne sonsuz ne de değişmez olmadığı sonucuna varırlar.
O daha ziyade evrenin sınırlarının belirsiz olduğu düşüncesindedir. Her halükârda, uzak yıldızların etrafında üzerinde varlıkların barındığı gezegenler konusunda hiç şüphesi yoktur. Sınırsız bir uzay, ister istemez sonsuz sayıda varlığın olabileceği düşüncesini kaçınılmaz kılar. Ancak böyle düşünmek bir sorun teşkil eder mi? Ray'e göre bu bir sorun teşkil etmez. Aksine, evrenin bu durumu Yaratıcının kudreti ve lütfunun gözle görülür bir ispatından başka bir şey değildir.
Örneğin XVII. yüzyılın en önemli doğa bilimleri uzmanlarından biri olan John Ray'i ele alacak olursak, Yaratılışın İşleyişinde Tanrı'nın Hikmeti (The Wisdom of God manifest in the Works of Creation) isimli kitabını 1961' de yayınlar. Ray evrenin sonsuz olduğuna inanmaz, ama sonlu olduğunuda düşünmez.