Ortadoğu’nun çığlığı kulaklarımda yankılanıyor:
“senin kaderin çıkışlarla örülü büyük uygarlık yürüyüşüdür.
nil ve fırat gibi güçlü nehirsel akıştır.
ey lanetli ve soysuz evlat, onlar gibi olamazsan seni affetmem”
tanrıçalar yurdu haykırıyor:
“ey erkek koca, bunamış ve yatalak! seninle olmam.
yanar kül olurum, ama seninle yaşam ihanetini paylaşmam”
Feleğin devranı kin tutuyor bize
Bahtımız kara,ciğerimizde yara
Meskenimiz şimdi ölüm döşeği
Uyu ciğerim uyu,loyi loyi..
..
Ne mülk,ne sağlık, ne rahat
Talan edilmiş mutluluklarımız
Sürgün acısı çokça büyük
Uyu ciğerim uyu,loyi loyi..
Bir sabah daha sensiz,
Bir gece daha ismin dudaklarımda.
Kaç bahar geçti,kaç kış yaşandı,
Ama hiçbir mevsim seni geri getirmedi.
..
Şimdi eski bir fotoğraf gibiyim,
Rengi solmuş, anlamı kaybolmuş.
Rüzgârla savrulmuş yapraklar gibi,
Adını aradım her köşede,her sokakta.
"Bazı toplumlarda sosyalizm olmaz. Çünkü fakirler kendilerini sömürülen sınıf olarak değil,geçici sıkıntı çeken milyoner olarak görürler."
John Steinbeck