Niye ağlamıyor bu adam / bağıramıyor ayaklar boşlukta / üç ayaklı terazi sallanıyor / kalabalık simit yiyor sigara içiyor siz hiç gördünüz mü mosmor uzun ıslak paçaları korkak idamlığı, insanlar gördü ayaklarına kara kan oturmuş ben çorap sandım diyor biri.
bana kalsa buna gitmek demezdim gitmek istememek de demezdim biz buna kabulleniş diyemezdik/biz bunda direniş de aramamalıydık / bu belki bir bağdı / koparılamayan / müşterek/ oluşumuzun içinde.
Kalabalık toplanıyor büyük meydanlara
-Aşka veda
İnsanlar geçiyorlar yollardan
-İnanca veda
Şehir kapanıyor içine
-Toprağa veda
Dolaşıyor bir heykelin taştan eli üstlerinde insanların
Kuşlar göç ediyorlar bulutlar göç ediyorlar "Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların"
İnsana veda
Zaman akar yer direnir gökyüzü kanat gerer
Siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde
Karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz Soluğunuz umutsuz ceylanların gözyaşına sünger.
Gün doğar rüzgâr eser bulut dolanır
Rahmet şarkısı söyler yağmurlar
Alnınız en soylu isyandır demir külçelere
Gürültü susar ses donar sevgi tohumu patlar Sessiz bir bombadır konuşur derinlerde.
Beton duvarlar içinde bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında direnen insanlığın
Saçlarınız ıstırap denizinde bir tutam başak Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana
O inanmışlar çağının.