Mor Kelebek

Mor Kelebek
@Morkelebeek
.Bir gün dönüp okuduğum kitaplara bakıp unuttuğumu fark etmem sonucu kendimce özetler çıkarmaya başladım ve kendimi bu sitede buldum. Kendimin ve başkalarının hayal alemlerinde dolaşmayı severim.
Puan vermedi·352 syf.··
2024 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 22:56
2024 yılının ilk incelemesini planlarımdan farklı olarak -orijinalde Uçurtma Avcısı vardı- bu kitapla açıyorum. Geleneksel "kitapla nasıl tanıştım" girişimi bu sefer "nasıl okumaya karar verdim" ile değiştiriyorum çünkü Lovecraft uzun zamandır listemde duran bir yazardı zaten, kitaplarını da set olarak hazır bulunduruyordum. Yine de yazara bir türlü başlamak içimden gelmemişti, okuyacağım kitabı arkadaşıma seçtirmesem büyük ihtimal uzun süre de okunmamış olarak kalırdı (en azından Lovecraft Country'i izlesiye kadar). İtiraf etmem gerekirse korku tam olarak benim tarzım değil. Ara sıra Stephen King okusam da yok olmuyordu kurgu güzel olsa da yazım tarzı pek beni çekemiyor, kendimi Facebook'ta büyük harflerle sakın okumayın tarzı atılmış başlıklı hikayeler okuyormuş gibi hissediyorum. "Ta ki Lovecraft ile tanışana dek..." diye devam etmemi bekliyorsunuz değil mi? Hayır. Özellikle yazım tarzı açısından. Bol bol çevre betimlemeleri (ama yeşil ağaçlar, yanan gibi görünen gün batımı değil, baya baya enlem- boylam girmiş adam), "Ya aslında anlatmamam insanlık adına daha iyi olacak" deyip sayfalarca olayı anlatmamak için girilen taklalar sonra da "zorunda olmasaydım açıklamazdım" tripleri (az önce Stephen King'e Facebook hikayesi gibi hissettiriyor dediğim için özür diliyorum) sonra da tam olaya girecek "bu iğrenç yaratık" "ağza alınamayacak kadar korkunç" olay diye anlatması... Az önce yürüdükleri yolda taşların hangi dönemde oluştuğunu yazarken asıl olayı iğrenç diye mi açıkladın, cidden mi? diye düşüne düşüne okudum. Görsel imgeleme yeteneği olmayan biri olarak ağlama noktasına geldim. Evet, şimdi o "Ta ki..." kısmı geldi. Öncelikle Lovecraft korku işini çözmüş, cidden. "Bilinmeyenin korkusu" mantığıyla direkt sizi bilinçaltınıza sürüklüyor. Olaylar ucu açık evet ama bu "
Delilik DağlarındaH. P. Lovecraft · Ren Kitap · 20192,670 okunma
Reklam
"Bir hikayeye silah ekliyorsan onu kullanmak zorundasın (?)"
Puan vermedi·470 syf.··
2023 16. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2023 03:48
Uzun bir ara verdim incelemelere. Kitaplar orada "alıntılarım duruyor" diye masamın üstünden kitaplığıma geçmeye can atarcasına birikti ve ben sadece uyumakla meşguldüm. O kadar bir uyku ki nasıl gönderi oluşturacağımı bile unutmuşum. Sonra favori kitaplarımda o pembe kitabın olması sinirimi bozdu ve okuduklarımı -klasikler hariç, klasikleri inceleyecek bir kapasiteye sahip değilim- incelemeye -sonunda- karar verdim. Her incelememe bu kadar kişisel başlamak zorunda mıyım? Aslında hayır ama böyle ufak detayları ekleyerek nasıl bir kafada inceleyeceğim konusunda okuyan tek tük kişi de olsa hazırlamak hoşuma gidiyor. Bazı yazarların da bu yüzden kitaplarını uzun uzadıya hikayeye katkısı olmayan detaylarla boğduğunu düşünüyorum. Biraz ironik olacak ama bu kitabın yazarı olan Murakami de böyle düşündüğüm yazarlar arasında. Murakami ile ilk olarak "Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu" ile tanışmıştım. Yazım tarzı ilk başta alışması güçtü ama alıştıkça da eğlenceli bulmuştum. Bu kitabın da benzer bir yazım tarzı olduğunu görünce aslında kitapta karşılaşacaklarımı tahmin etmek zor olmadı. Yine de okumasını eğlenceli buldum. Lafı daha da uzatmadan konusuna geçeyim en iyisi (daha ne kadar uzatabilirsin diye sormayın uzatabilirim,güvenin). İki farklı hikayeyle başlıyoruz o yüzden ana karakter diye anlatmak biraz güç olacak. İlk hikayemizde ana karakterimiz bir spor öğretmeni olarak çalışan Aomame (namı diğer "bezelye"). Bir gün işe gitmek için bindiği taksi trafikte sıkışınca işe geç kalır ve taksi şoförünün önerisiyle otobanın acil çıkışından yaya olarak inerek gider. Bu basit olaydan sonra Aomame'nin fark ettiği diğer insanlarca küçük - ama kendisinin duymamasının imkansız olduğu- birtakım değişiklikler fark eder. Bu değişikliklerden benim niye haberim yok, delirdim mi
1Q84 - 1. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20243,530 okunma
Puan vermedi·418 syf.··
2023 21. kitabı
Kısa bir inceleme olacak gibi hissediyorum. Kitaplığıma Aristo ve Dante tatlılığında bir kitap bulmak için girdiğini düşündüğüm bu kitabın (cidden neden aldığımı hiç hatırlamıyorum) korkunç bir wattpad be sjw bulamacı olduğunu gördüm. Okumaya belki kolay olur bir günde biter, diyerekten başladığım bu kitap (evet hedefime ulaşmak için oynadığım küçük oyun başarısız oldu) upuzun bir zorlama ile devam etti. Bitirdikten sonra kurgu okumaktan o kadar yoruldum ki kitaplığımda bulabildiğim nadir kurgu dışı olan Schopenhauer'a başladım. Benim yaşadığıma kendi kazdığı kuyuya düşmek mi denir bilmiyorum ama siz düşmeyin (ki bir kitap için nadir olarak bunu söylerim).
Red, White & Royal BlueCasey McQuiston · St. Martin`s Griffin · 20201,225 okunma
Rastgele denk gelmiş bir kitap ne kadar iyi olabilir?
Puan vermedi·136 syf.··
2023 19. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 00:35
Hiç okuma listemde olmayan bir kitaptı. Tanışmam olsun, okuma sıram olsun asla planlı gelişmedi (şey aslında bu benim genel hayatım ama) fakat böyle gelişse de sonundan memnun kaldığımı söyleyebilirim (işte burada hayatımdan ayrışma söz konusu). Kitapla tanışmam yine tesadüf oldu. İnternette bir şeyler satın alırken önerilerden nasıl olduysa(!) listeme girmiş. Okuma sırasına da daha var diyordum ama bu aralar kafamı yormayacak türden kitaplara ihtiyacım vardı. Ben iki günde bitirdim ama benim gibi savsaklayarak okunmazsa rahat bir iki saate biter diye düşünüyorum. Kitap hakkında boş yapma kısmı geçtiğine göre artık konu kısmına geçebilirim (bir zahmet, dendiğini duyar gibiyim). Ana karakterimiz 17 yaşındaki kızımız Silvie. Bu kızımızın çok takıntılı bir de babası var -ama ne takıntılı- ilkel yaşam tutkunu. Otobüs şoförlüğü yapmasına rağmen boş zamanlarında tarih ile ilgili ne varsa araştıran evde israfa izin vermeyen ve "hayatta kalma becerileri" dediğimiz bir yetenek sahibi baba. Hatta bu yetenekleri sayesinde bir arkeoloji profesörü ile yakın arkadaş olmuş, onun öğrencileri için hazırladığı bir kampa ailecek gidiyorlar. Teorikte bu sevimli görünen hikayemizin ise bir şekilde karanlık bir şekle bürünüşünü okuyoruz. Kitapla ilgili düşüncelerime gelecek olursak ilk düşüncem bariz bir şekilde "konuşma çizgisinin kutsallığı" oldu. Belki benim okuma kıtlığından kaynaklıdır ama okurken odaklanmada zorlandım. Öte yandan ilginç bir konu olduğunu belirtmeliyim. Tarihle ilgili romanlar ender bir tür değil tabii ki ama Demir Çağı karşıma çok sık çıkan bir konu değil ve kitaba da okuyucuyu yormadan sıkıştırılmış hap bilgiler vardı. Kitapta kuşak çatışması, cinsiyetçilik gibi konular da konuşmalar arasına sıkıştırılmış ve göze soka soka değil de daha ılımlı, gerektiğinden fazla
Hayalet DuvarSarah Moss · Kafka Yayınevi · 2019134 okunma
Uzun zaman sonra...
Puan vermedi·128 syf.··
2023 15. kitabı
O kadar uzun zamandır bir kitap hakkında inceleme yazısı yazmamışım ki inceleme nereden yazacağım diye siteyi kurcaladım. Peki bu bilgiyle ne yapmanızı bekliyorum? Hiçbir şey. Sadece o kadar aradan sonra beni yazmaya döndüren bu kitap oldu diyebiliriz. Her zamanki gibi kitapla nasıl tanıştım kısmına girmeyeceğim, hayır. Popüler kitap zaten. Bir de yazar hakkında bilgi verme aşaması var. Onu da yapmayacağım. Kitap zaten elinizdeyse giriş ve son kısımlarda yapılmış. Okumayı düşünüyorsanız ve elinizde kitap mevcut değilse kısa özet: Kitabın ana karakteri Yozo, yazarı Dazai ve Dazai'nin asıl adı Suçi arasında benzerliklerden bahsediyor. Ben nedense o kısımla ilgilenmek istemiyorum. Belki de bu dünyada böyle insanların varlığını kanıtlayacak şeyler görmek istemediğimden dolayıdır. Fakat gerçek şu ki evet varlar... Kitabın konusu bir insanın hayatını kapsayacak bir öykü olarak tanımlayabilirim sanırım. Ana karakter Yozo, çocukluğundan beri bir kimliğe büründüğünden bahsediyor bize. Hayatın sahteliğinden bahsediyor. Ve devam eden her satırlar bunu bize vurguluyor: İnsanlar sahte, sizi olmak istedikleri kişi olmadığınız sürece hor görürler, ölmekten başka çare yok... Yozo için üzülürken daha sonra fark ediyoruz ki aslında o da kendi hayatını sabote etmekten geri durmuyor, itinayla kendisini dibe çekiyor. Burada aklıma bir soru geldi : Yozo'nun böyle olması çocukluğunda gördüğü sahtelik ve istismar mı yoksa Yozo zaten böyle miydi? Bu soruyu böyle bırakıp kitap hakkındaki hislerime geçeceğim (merak eden varsa soruya cevap bulmadım). İlk sayfalarda bir Yeraltından Notlar'ı andırdığını düşündüm. Akıcılığı ve cümleleri öyle bir izlenim verdi ancak daha sonraları fikrim değişti: Benzer görünen iki farklı sorunu taşıyorlardı çünkü. Burada bir bence kısmını eklemem gerekir diye
İnceleme
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Reklam