Hayalim yere değmiyor henüz.
Onun gerçekleşmesine dayanacak, onun yükünü kaldıracak topraklarım yok. Sözle ve kılıçla düzeltmeye başladığım an kendimi kıracak, doğrayacağım.
Bakıyoruz da gönlümüze, kırık.
Sevgimiz kime neye belli değil, bölük pörçük.
Yazdığımız aşk mektupları sefil. Arzuhalcilerin kapısında bekleşir gibi, şöhrete, servete, güvenceye, eşyaya, dünyaya vasıtaların şefaati için bekleşip durmaktayız.
Ruhumun böyle bir yandan rahmani ve nurani, öbür taraftan şeytani ve zülmani, beri taraftan nefsani alakadar ağıyla çevrili olduğunu biliyorum. Ruhum bütün bu alakalar içinde, kendisini, dosdoğru, Allah'a götüren doğru yol (sıratı müstakim) un dışındakilerden uzak durma disiplinine ermeye gayret etmektedir sürekli olarak.