Başlarda sinir bozucu da olsa ilgi çekiciydi ortalarına doğru bu ilgi çekiciliğini de kaybetti. Devam eder miyim bilmiyorum. Kitabın erkekleri çekilmez ve nefret edilesi erkekler. Kadının ailesi de çok sinir bozucuydu. Ana kadın karakteri anlamaya çalışıyor ve onun için üzülüyordum. Olaylar sonra daha başka ilerledi. Tuhaf ve karmaşık ilişkiler. Bi yerden sonra ilginçliğini kaybetti benim için.
Veronika'nın hikayesi beni daha ilk sayfalarında sardı. Altını çizdiğim bir çok cümle oldu. Veronika ile bir bağ kurdum. Bir çok yönden anlayabiliyorum onu. Her dediği ve her yaptığına katılmasam da.
SPOİLER BARINDIRABİLİR!
Doktor bir iyi bir kötü gibi ilerledi. Her şeyden öte bencil ve kendi çıkarlarını ön planda tutan biri.
Mari'nin hikâyesinde onun ataklarını onunla birlikte yaşadım. Onu da anlamaya çalıştım. Onun için çok üzüldüm. Ataklarından dolayı kocasını ve işini kaybetmesi, insanlarla ilgili şeyleri tekrar sorgulattı.
Diğer erkek karakter şu an adını unuttum :D Onun da geçmişini okurken biraz üzüldüm.
Kitabın başta etkileyiciliği de sürükleyiciliği de daha fazlaydı. Ama bir süre sonra bitti ve daha düz bir hâl aldı. Sonu açık ve istediğim gibi değildi. Gerçi kitap ortalarından sonra ilk güzelliğini vermeyi bıraktı zaten.
Yine de onların hikâyesine ortak olduğum kendilerini keşfetmelerine tanık olduğum için mutluyum.
Çok övüldüğü için okuyayım dedim ama fazla abartılmış bana göre. İyi bir kitap ama övüldüğü kadar harika değil.
Puanlamada buçuk olsaydı puanımı 6.5 olarak verebilirdim.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2016296,4bin okunma
Kadınların adı yok!
Acımasız Distopya.
Kitapta kadınlar bir darbe sonrası değişen yönetimle tüm özgürlüklerini kaybediyorlar.Kimi kadın sadece komutanlar için üreme aracı kimisi hizmetçi kimisi fahişe,eş vs.
Kitaptaki gelecek her erkek için de pek olumlu olmasa da yine de kadınlardan çok çok daha iyi durumdalar. Onlar komutan,muhafız,melek,gözler olarak adlandırılırken kadınlar yukarıda yazdığım gibi.
Dünya genelinde de olsa ben kendi ülkeme bakarak yazacağım. Ülkemizde kadınlara bakış açısını biliyoruz. Bazı insanlar kadınları sadece seks objesi olarak görüyor maalesef ve her gün kadın cinayetlerinin haberlerini alıyoruz.
Kitaptaki geleceğin bizim geleceğimizde de gerçekleşme ihtimalinin olduğunu düşünmek çok üzücü ve oldukça snir ve psikoloji bozucu.
Gerçi bazı kadınlarımız isimlerinin,haklarının yok sayılmasını umursamayıp hâlâ geriye dönmek ve insan bile sayılmadıkları ülkelerde ki gibi yaşamak istiyorlar. /ne düşünerek istiyorlar bir fikrim yok ya. Ne olacağını sanıyorlarsa)
Ve kendilerine haklarını vermiş,birey saymış insanı yok sayıyorlar hakaret bile ediyorlar! (aklım almıyor)
Şu kitabı okuyup akıllanırlar mı sanmıyorum. Cahile ne söylersen söyle ne okutursan okut değişmezler. At gözlükleri ile bakıyorlar.
Kitap kanser etti beni. Corona virüsü kadar korkutucu ve asap bozan bu kitap yine de güzeldi. Kitaptaki ince feminist dokunuşları sevdim. Tavsiye ederim
Başta okurken çok da övüldüğü kadar değilmiş dedim ama sonunda baya duygulandım. Duygulancağıma dair umudum kesiliyordu.
Çok ince ve güzel mesajlar veriyor.
Kiminin baş ucu kitaplarından olabilir.
Tek rahatsız eden Türk önder Avrupalılar gibi giyinin giyinmeyen ölümle cezalandırılacak kısmı oldu. Çünkü öyle bir şey yok yazar nereden okudu nereden duydu acaba bu saçma ölümle cezalandırmayı?
"Evcilleştirdiğin şeyden her zaman sen sorumlusun."
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2020279,9bin okunma