Bu sebepten ötürü asıl mesele şimdiye dek kimsenin görmediğini görmek değil fakat daha çok şimdiye dek kimsenin düşünmediği bir şeyi düşünmektir. Dolayısıyla bir filozof olmak bir doğa bilimcisi olmaktan çok daha fazla şey talep eder.
Bilimin yolu, dünyayı düşünmenin en iyi şeklinin sürekli peşinden koşmadır. Düşünce biçimlerinin keşfedilmesidir. Bilim etkililiğini bundan alır. Bu, bilimsel cevapların daima doğru olduğu anlamına gelmez, şu anlama gelir: Bilimsel düşüncenin işlev gördüğü alanlarda, bilimsel cevaplar -tanımı icabı- o zamana dek bulunan en iyi cevaplardır.
Newton'un sabit, katı bir kutu gibi tasvir ettiği uzay gerçekte mevcut değildir. Var olan, kütle çekimsel alandır: Elektromanyetik alan ile aynı türdeki elastik ve dinamik bir fiziksel obje.