Ömer ATAY

Ömer ATAY
@Mr_omer
Çağın ötesinde/gerisinde bir okur. (evli) instagram.com/@mr._atay_
[Güçlü anne fiksasyonu, nekrofilik yıkıcılık ve aşırı narsisizm kötücül tutkulardır] - kötücüldürler çünkü şiddetli hastalığa ilişkindirler, şiddetli hastalığa neden olurlar. Bu kötücül tutkulara karşı, içimizde karşıt tutkular bulunur: sevgi tutku- su, dünyayla ilgilenme tutkusu... Bütün bunlara Eros denir ve sadece insanlara duyulan ilgiyi değil doğaya, gerçeğe duyulan ilgiyi, düşünmenin zevkini ve tüm sanatsal ilgileri içerir.
Sayfa 20 - Say yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Freud'un da sonraki yazılarında, pregenital fiksasyonun önemini azımsamış olduğunu ifade ettiğini hatırlatmalıyım. Tüm çalışması boyunca genital fiksasyonun üzerinde çok fazla durduğu için kızların sorununu hafife almıştı. Erkek çocuk için bütün bunların anneye erotik genital bir saplantı ile başlaması makulken kız çocuk için anlamlı değildir. Freud, hem erkek hem de kız çocukta anneye karşı çok fazla pregenital -yani kelimenin dar anlamında olduğu gibi cinsel değildir- fiksasyon olduğunu ve çalışmasının genelinde buna yeterince dikkat sarf etmediğini görmüştür. Fakat Freud'un bu yorumu da analitik literatürde biraz kaybolmuş ve analistler Oedipus evresinden, Oedipus çelişkisinden ve tüm bunlardan söz ederken genelde anneye karşı pregenital fiksasyon ya da bağlılık açısından değil, genital fiksasyon açısından düşünürler.
Sayfa 20 - Say yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji

Ömer ATAY

, bir kitap okudu
10/10
·169 syf.·
61 günde okudu
·
2023 11. kitabı
Jean-Paul Sartre
9/10 · 124 okunma
Freud, bu yüzden, normalde ego güçlü olsa bile içgüdülerin bünyesel gücünün tedavi için olumsuz bir faktör olduğunu söyler. İkinci olarak da, ego değişikliğinin bile bünyesel olabileceğini ekler. Diğer bir deyişle, Freud'un iki tarafta da; içgüdüler tarafında da, ego tarafında da bünyesel bir faktörü vardır. Ona göre, ölüm içgüdüsünden kaynaklanan direncin bir parçası olan ilave bir olumsuz faktör de mevcuttur. Bu elbette, sonraki teorisinden gelen bir ilavedir. Fakat Freud, 1937'de elbette bunu da tedavi için olumsuz bir faktör olarak düşünecekti...
Sayfa 17 - Say yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
Freud'un, çıktığı ilk günlerden beri gerçek anlamda değişmemiş olan psikanaliz kuramını sunmasıdır. Onun nevroz kavramı, nevrozun ego (benlik) ile içgüdü arasındaki bir çatışma olduğudur; ya ego yeterince güçlü değildir ya da içgüdüler fazla kuvvetlidir ama her halükârda, ego bir barajdır: içgüdüsel kuvvetlerin saldırısına karşı koyamaz, nevroz da bu nedenle meydana gelir. Bu, önceki kuramı ile uyumludur ve onun sonucudur.
Sayfa 15 - Say yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji