Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eterin etkisinden tümüyle terk edilmislik duygusuyla uyandım ve hemşireye hemen kız mı oğlan mı diye sordum. Bana kız olduğunu söyledi ve bunun üzerine başımı çevirip ağladım. "Tamam" dedim, "kız olduğuna sevindim. Ve umarım aptalın teki olur; bu dünyada bir kızın olabileceği en iyi şey bu, güzel küçük bir aptal."
Türk talebeye gelince “Hiç hoşlanmadım ondan diyor, en kötü taraftarıyla Amerikan kafası. Hayat yokmuş Türkiye’de. Ne zaman olacak? diye sordum. Ne zaman biz de Amerika gibi, Almanya gibi olursak, dedi. Hayatı hayat yapan madde idi, makine idi, ona göre.” (The Colosus of Maroussi, s. 8-9).
Sürgüne gider gibi yurduna dönen bu bahtsız delikanlı, uzun bir zincirin son halkalarından biri. Ne Avrupalı, ne Asyalı. Ne Fransız, ne Türk. Kopmuş ve bağlanamamış.