"Eğer ölüm tek çozumse, doğru yolda
değiliz. Doğru yol yaşama, güneşe götürür ...
"Ağlamayın. Hayır, hayır ağlamamalıyız!
Korkunç bir gürültü çocukluğunun sevincini ona geri vermeye yetti. Siz de gülüşünü
hatırlıyor musunuz? Bazan nedensiz de gülerdi. Ne kadar gençti! Şimdi de gülüyor olmalı. Mutlaka gülüyordur, yüzünü toprağa yaklaştırmış
Biliyor musun, benim gibilere
Otopsi yapılmalı doğumlarında
Hangi taşın dalgınlığından doğdum
Ya da hangi gece
Sırasını verdi bana
Kederliyim, kuşkuluyum
Alnımda yağmurun övdüğü bir dövme
Karakollar kurulur aklımda
Bir kapıdan girince
Tiksinti, bütün damarlarımla toprağa bağlıyor beni
Uzun bir uykudan bağırarak uyanıyorum
Bilincim bomboş ya da öyle çok dolu ki birbirini itiyor
her görüntü, her söz
Hiçbir şey iyi başlamamıştı aslında, boktandı
Herkes herkesin ne düşündüğünü biliyordu sanki
Ama ben sabahın bu kadar çabuk ve bu kadar iğrenç
bir dolulukla geleceğini bilmezdim
Şimdi odama bir dünya haritası astım
O günden beri kusuyorum
Bakıp bakıp kusuyorum ...